Osmanpazarî İsmail Niyazi Efendi
Kaleme alan: Ergül Bayraktar
Yüzyıllar boyunca Bulgaristan topraklarında, güzel ve kalıcı eserler kaleme almış, şahsiyetleri ve hizmetleriyle örnek olmuş çok değerli Müslüman alimleri yaşamıştır. Özellikle Gerlovо bölgesinde Bulgaristan Müslümanlarına hizmet etmiş çok önemli alimlerin yetiştiği bilinmektedir. Bunların arasında kaynaklarda Şumnevî ve Osmanpazarî nisbesiyle tanınan İsmail Niyazi Efendi önemli bir yer almaktadır.
XVIII. yüzyılın sonlarıyla XIX yüzyılın ilk yarısında, o dönemde Osmanpazarı olarak adlandırılan bugünkü Omurtag’da yaşayıp görev yapan, kaynaklarda hacı, molla, şeyh, müdderis, müftü olduğu belirtilen ve değerli eserler bırakan Osmanpazarlı İsmail Niyazi Efendi’yi doğumunun 252. yıldönümünde anıyoruz.
Gerlovo’nun Karaatlar, yani bugünkü Vrani kon köyünde doğan İsmail Niyazi Efendi’nin doğum ve vefat tarihleri hakkında kaynaklarda farklı bilgiler yer almaktaysa da doğum yılının 1774, vefat tarihinin ise 7 Kasım 1838 olduğu tespit edilmiştir. Şecere bilgilerine ulaşan araştırmacılara göre İsmail Niyazî Efendi’nin babası Osman, annesi ve anneannesi Ayşe, dedesi Bekir, büyükdedesi Yusuf ve onun babası da Niyazi’dir.
Eğitimini İstanbul medreselerinde tamamlayan İsmail Niyazi Efendi Osmanpazarı kasabasına döndüğü bilinmektedir. Bugüne kadar ayakta kalan Zincirli Camii’nin yanındaki Medrese-i Cedîde’de (Niyâzî Medresesi) uzun yıllar müderrislik yaptı. Ayrıca kaza merkezi haline gelen Osmanpazarı’nın ilk müftüsü olarak kayıtlara geçti.
İsmail Niyazi Efendi’nin Yusuf kızı Ümmügülsüm ile evliliğinden doğan çocukları – Abdullah, Ahmed, İbrahim, Rukiye ve Necibe’nin küçük veya genç yaşta vefat etmesi şüphesiz onun aile hayatında derin izler bırakmıştır. Eserlerine de yansıttığı bu evlad acısı karşısında büyük bir teslimiyet ve tevekkül gösteren İsmail Niyazi Efendi’nin soyu sağ kalan tek evladı Ümmü Selime’nin çocuklarıyla devam etti. İsmail Niyazi Efendi’nin vefatından sonra onun izinden giden iki nesil torunları Osmanpazarı’nda müftülük ve müderrislik yaparak önemli hizmetlerde bulundular.
Örneğin 1845 yılında Osmanpazarı’nda doğup 1924 yılında vefat eden İsmail Niyazi Efendi’nin torunu – Hâfız Mehmed Zühdî, Cami-i Cedîd Medresesinde yıllarca ders verdi. Ayrıca Omurtag ve Tırnovo müftüsü olarak hizmet etti. Dini ve eğitim görevleri yanısıra 1908-1911 yıllarında XIV. Bulgaristan Halk Meclisinde milletvekilliği yaptı.
Torunu Mustafa Hulusi Efendi de alim bir zattı. Diğer bir torunu İbrahim Hakkı (Uğuz) 1923’e kadar Sevlievo ve Suhindol’da öğretmenlik yaptı, ayrıca şeriye katipliği görevinde bulundu ve Türk Öğretmenler Birliği’ne üyeliğiyle aydın bir kişi olarak tanındı. 1935 yılında eşi ve 4 çocuğuyla Türkiye’ye göç etti.
İsmail Niyazi Efendi’nin anısı Bursa’da yaşayan beşinci kuşak torunu Prof. Dr. Agah Uğuz tarafından günümüzde de canlı tutulmaktadır. Bu bağlamda Prof. Dr. Uğuz İsmail Niyazi Efendi’nin hayatını, eserlerini ve fikirlerini araştırıp tanıtmakla önemli bir görev üstlenmiştir.

Bunun yanısıra İsmail Niyazi Efendi’nin hayatı, eserleri ve hizmetleri çeşitli bilimsel araştırmalara konu olmuştur. Özellikle Omurtag şehrinde paneller düzenlenerek İsmail Niyazi Efendi anılmaya devam edilmektedir.
İsmail Niyazi Efendi’nin vefatından 2,5 asır sonra anılmaya devam edilmesi tesadüf değildir. Yaşadığı dönemde sözü dinlenen ve ilmine güvenilen Osmanlı alimleri arasında yer alan İsmail Niyazi Efendi’nin 7 Arapça, 6 Osmanlıca ve 1 Arapça-Türkçe olmak üzere toplamda 14 eseri bulunmaktadır. Bu eserler yurtdışı birçok matbaada basıldı ve medreselerde okutuldu. Medrese hocası olmasının yanında halka vaaz ve irşadı da hiçbir zaman terk etmeyen İsmail Niyazi Efendi insanlara İslamî bilgileri aktarmak için çaba sarfetti.
Daha önce de ifade edildiği gibi İsmail Niyazi Efendi alîm kişiliğiyle dikkat çekmektedir. Ancak İsmail Niyazi Efendi’nin adını günümüze taşıyan eser, Peygamber sevgisini ifade ettiği ve bizzat yazdığı mevliddir. Tırgovişte, Omurtag ve Veliko Tırnovo bölgelerinde okunmaya devam edenbu mevlid, Osmanpazarı veya İstevrek mevlidi de denmekte ve Kur’an ayetler eşliğinde bu mevlid yağmur dualarının yapıldığı merasimlerde okunmaktadır.
“Osmanpazarlı İsmail Niyazî Efendi ve Mevlidi” adı altında çok değerli bir bilimsel çalışmayı kaleme alan Vedat Ahmed’in tespitlerine göre Kuzeydoğu Bulgaristan’a has bir mevlid olup yaygın olarak okunan bu eser Bulgaristan’da mevlide verilen önemin bir göstergesidir. Tıpkı Süleyman Çelebi’nin “Vesiletü’n-Necât” adlı mevlidi gibi İsmail Niyazi Efendi mevlidi de Peygamber sevgisinin gözle görünür tezahürü olarak insanların gönül dünyasını derinden etkilemiş, Bulgaristan’daki Türklerin dinî ve etnik kimliğinin korunması için önemli bir katkı sağlamıştır. Bu nedenle İsmail Niyazi Efendi’nin yazdığı mevlidin insanların bir araya geldiği merasimlerde okunmaya devam etmesi, sadece nesiller arasındaki bir bağın ıspatı değil, tarihi ve özel bir görevi ifa edenlerin varlığının da işaretidir.
Kaynak: BNR Türkçe yayınları

