Skip to content
Email Phone Facebook Facebook Group X YouTube
KÜLTÜRK
  • BAĞIŞ
  • Anasayfa
  • EtkinliklerExpand
    • Kutlamalar, Şölenler
    • Anma Törenleri
    • Toplantılar, Seminerler
    • Yarışmalar
  • Kültürel mirasExpand
    • Gelenek, Görenek, Anane
    • Halk sporları ve oyunlar
    • Geleneksel mutfak
    • Tarihî Miras
  • Halk kültürüExpand
    • Halk edebiyatı
    • Halk müziği
    • Halk dansları
    • Geleneksel Giyim-Kuşam
  • SanatExpand
    • Ses sanatı ve musıkî
    • Resim, Heykel, Fotoğraf
    • Tiyatro, Sinema
    • El Sanatları
  • EdebiyatExpand
    • Şiir dünyası
    • Öykü, Roman, Hatırat
    • Hiciv, Mizah
    • Çocuk edebiyatı
  • KimlikExpand
    • Türkçe ve eğitim
    • Türkçe Basın-Yayın
    • Kültür-Sanat Kuruluşları
    • İz bırakanlar
  • KaynakçaExpand
    • Söyleşiler, Düşünceler
    • İlmî araştırmalar
    • Kitap Dünyası
    • Dijital Kütüphane
  • Български
Bağış yap
WhatsApp Facebook X YouTube
KÜLTÜRK

Yirmi Beş Yıl ‘Işık’ Saçan Gazete

Hours 6 Mart 20251 Haziran 2026

Kaleme alan: İsmail Dobrucaliev
Yazı, olduğu gibi, redakte edilmeden yayınlanmıştır!

Yıllardan 1970. Tarih 1 Temmuz. Saat 11. Sofyadaki “Sılza i smyah” tiyatrosunun salonu hıncahınç insanla dolmuş. Birinci sıra misafirlere korunmuş. “Yeni ışık” gazetesinin redaksiyon ekibi ikinci sırayı doldurmuş. Arka tarafta da okurlar. Resmi konuklar sahneye çıkıyor. Önce gazeteyi yaratan ve onun baş yazarı olan bay Hüseyin Çeşmeci, onun ardından şimdiki başredaktör Hasan Tekkeliev. Komunist partisinin ve Vatan cephesinin temsilcileri de onların ardından geliyor. Önce kürsüye başredaktör Hasan Tekkeliev çıkıyor ve “Yeni ışık” gazetesinin yirmibeş yıl zarfında ulaştığı başarıları anlatıyor. İlk olarak “Işık” adını taşıyan gazete Milli Vatan Cephesi Komitesi organı imiş. Birinci sayı 1945 yılın Mayıs ayında basılmış. Orta büyüklükte bir yaprak iki sahife. Baş yazar bay Hüseyin Çeşmeci imiş. Tek başına çalışıyormuş. Baş yazar da o, tercüman da o, gazeteleri basımevinden postahaneye sırtında taşıyan da o. Düzeltmen de hanımı imiş…

Resmi tören bittikten sonra gazete ekibi bir restoranta gittik. Meslekdaşlarımı gazetenin geleceği ilgilendirdiği için bu konuya tutundular. Beni ise gazetenin başlangıcı ilgilendiriyordu. Onun için bay Hüseyin Çeşmeci”nin yanın oturdum ve: “Siz en yaşlı ve en tecrübeli gazetecisiniz. Ben ise en genç ve en tecrübesiz. “Işık” gazetesini nasıl doğdu”ğunu bana anlatır mısınız?” diye sordum. Yorgun gözleri ile bir an yüzüme baktıktan sonra, hafifçe gülümsedi ve konuşmaya başladı:

– Ben bir matbaa işçisiydim. Bir gün patron: “Seni Bakanlığa çağırıyorlar” dedi. Şaşıpta kaldım, ama devrisi gün Bakanlığın kapısını çaldım. Beni karşılayan kim olduğumu anlayınca, Başbakanın kabul odasına götürdü. Burada bulunan sekreter kadın beni güler yüzle karşıladı ve bir sandalyeye oturmamı rica etti. Aradan birkaç dakika geçtikten sonra sekreter ağır ve kocaman kapıyı açtı, bana dönerek: “Buyurun içeri” dedi. İçeri girdikten sonra karşımda Başbakan Georgi Dimitrov”u görünce şaşa kaldım. O sandalyesinden yavaşça kalktı ve elini bana uzattı. Sıkıla sıkıla onunla elleştim. Sonra bürosunun yanıbaşına oturmamı söyledi. Beni buraya niçin çağırdığını öğrenmek için can atıyordum. Sıkıldığımı anlamış olacak ki, dostça bir tavırla:

– Sakin ol, arkadaş, dedi. Sana hayırlı bir iş havale edecem. Bu alanda senden daha hazırlıklısını bulamadık . Önce şunu paylaşayım: Geçen faşist idaresi Türklere de çok fenalıklar yaptı. Onlardan en büyüğü ana dillerinizi konuşmaya bırakmaması idi. Her nerede olursa olsun iki Türk ana dilini konuşmaya cesaret edemiyordu, çünkü şafaşistlerden korkuyorlardı. Bunlar Çingenece konuşuyorlar derlerdi. Mekteplerinizi kapattılar, mektep tarlalarını ellerinizden aldılar. Münevver muallimlerinizi memleketi terk etmelerini mecbur ettiler. Elinize alacağınız Tirkçe bir kitap veya gazete yoktu. Faşist idaresi sizin dilinizi ve milliyetinizi unutturmaya çalıştı . 9 Eylül 1944 yılında Vatan Cephesi idareyi eline aldığı zaman her vatandaşa müsavi hak verdi. Türklere de serbestliğini geri çevirdi, mekteplerinizi açtı, Türkçe okumanıza ve konuşmanıza müsaade etti. Vatan Cephesi kükümetinin 17 Eylül 1944 tarihli mitinginde Bulgaristan Türklerine kendi ana dilinizde gazete çıkarmanıza müsaade edildi. Bu kararın yerine getilmesini ben sana havale ediyorum , Hüseyin arkadaş, dedi Başbakan ve güler yüzle benim cevabımı bekledi. Ben razılık gösterince memnuniyet ifadesi ile:
– Ama şunu bil ki, Mayıs ayının başında gazetenin ilk sayısı basılmasını istiyorum, diyerek sözünü bitirdi.

Ayrılmazdan önce yine elleştik ve verdiğim sözü yerine getireceğimi vaad ettim. Ve 14 Mayıs 1945 tarihinde Türkçe “Işık” gazetenin ilk sayısı basıldı ve memlekette dağıtıldı.

“Işık” gazetesinin baş yazarı Hüseyin Çeşmeci ağabeyin ellerinden öperek ona teşekkür ettim. Ve birer meslekdaş ve dost olarak ayrıldık.

“Işık” gazetesinin çıkma süresi haftalık diye ilan ediliyor, fakat bazı defa on günde bir basılıyor. Fiyatı 5 leva. Abone olamk isteyenler senelik 250, altı aylık ise 150 leva çek hesabına yatırıyor. Gazetenin birinci ve ikinci sayısı birer yaprak. 1945 yılın 15 Haziran tarihli olan üçüncü sayısı dört sayfa olarak basılıyor. Birinci ve ikinci sayfa “Işık” başlığı altında, yazılar Türkçe. Üçüncü ve dördüncü sayfalar “Svetlina” başlığı altında, yazılar Bulgarca. Aslında onlar birinci ve ikinci sayfalardaki yazıların Bulgarca tercümesi. Altıncı sayıda yalnız bir sayfa Bulgarca var. Sekizinci sayı tamamıyla Türkçe. 1945 yılında çıkarılan 15 sayı dil bakımından karışık. 1 Ocak 1946 yılında çıkarılan 16-cı sayıdan başlıyarak gazete tamamı ile Türkçe yazılarla basılıyor. Fakat gazetenin basılıp dağıtılmasında bir değişiklik olmuyor. Haftalık diye ilan edilse de, bazı defa on günde veya iki haftada bir çıkıyor. Önce de belirtiğim gibi gazetenin yazılarını hazırlamak, matbaada basılmak, onu dağıtmak bir kişiye havale edilmiş. Bu sorumlu görevi bay Hüseyin Çeşmeci şerefle yerine getirmiş.

“Işık” gazetesi gerçekten de hakiki bir Türk gazetesi olduğunu onda basılan yazılarla ıspatlıyor. Birinci sayının Başmakalesinde şöyle yazıyor: “Her azınlığın olduğu gibi, biz Türklerin de gazetesi çıkacak ve her türk, her istek ve dileğini gazetesine yazacak ve hukukunu bütün millet karşısında müdafaa edebilecektir. Bununla beraber biz Türkler de reaksiyon propagandalara kapılmayarak Vatan Cephesi hükümetinin daha kuvvetli ve daha sağlam olması için çalışacağız”.

Gazetenin sayfalarında basılan yazıların hepsi Türklerin en mühim konularını ele alıyor ve yorumluyor. Hemen hemen her sayıda Vatan Cephesi idaresinin Türklere de Bulgarlarla tam eşit hak verildiğini vurguluyor. Birinci sayfada “Türk Azınlığı ve V.C. Bulgaristan” başlıklı uzun yazıda yeni Bulgaristan”da Türklere tam eşit siyasi, kültürel, ekonomik ve sosyal haklar salandığı açıklanıyor. Gazetenin daha ilk sayılarında Türklerin Vatan Cephesi hükümetini desteklediğini belirten haberler, memleketin çeşit bölgelerinde yapılan Türk Vatan Cephesi toplantılarında ele alınan ilk meselenin özel Türk okullarında durumun iyileştirilmesi, okul harcamalarını devletin üzerine alması, bu okulları bitiren öğrencilerin daha yüksek dereceli Bulgar okullarına kabul edilmeleri, Türk öğretmenlerin, Bulgar öğretmenlerle aynı tıtulması gibi konularla ilgili yazılar basılıyor. Her sayıda basılan Başmakale çeşit konular ele alıp yorumluyor. Altıncı sayının başmakalesi “Mektep kitapları”. Yedinci sayının – konusu “Türk Mekteplerinden Çıkan Türk Çocuklarının Vaziyeti”. Sekizinci sayı “Yüksek maarif heyetinin Türk mektepleri ve muallimleri hakkında kararı”ın metnini tam veriyor. Onüçüncü sayıda verilen “Silistre”de Türk öğretmenlerin konferansı” başlıklı haberde okulların problemleri ele alınıyor. İki sayıda da Bulgaristan Türk mekteplerinde tedariki lazım gelen mektep kitapları konusu yer alıyor. Eğitim konuları Türk öğretmenleri tarafından yazılmıştır.

“Işık” gazetesinin daha ilk sayılarında eğitim konuları ile birlikte kültür meseleleri de geniş yer alıyor. Birçok kasabalarda ve daha büyük köylerde Vatan Cephesi üyeleri genç veya yaşlı diye fark etmeden amatör sanat kolektifleri kurarak kendi kasabalarında temsil verdikten sonra , etraf köyleri ve kasabaları dolaştıkları ile ilgili birçok haberler basıyor. Gazetenin 12-ci sayısında Gorsko Slivovo köyünde Türk gençlerinin hazırladıkları çeşitli piyeslerle etraf köyleri dolaştıkları bildiriliyor. Bazı tiyatro gruplarının jimnastik ve orkestarları olduğu da belirtiliyor. Piyesler sona erdikten sonra şen geceler örgütleniyor, gençler de, yaşlılar da eğlendiriliyor.

Gazetenin sayfalarında okuma evleri meseleleri de ele alındığı göze çarpıyor. Gazetenin 2-ci sayısında “Kıraathaneler konferansı” başlıklı bir haberde “Pravda ilçesinde Türk yaşayan köylerde okuma evleri tesisi ve teşkili için 22 Mart 1946 tarihinde toplantı yapılmştır” diye bildiriliyor. Bu toplantıda üç karar alınıyor: Birnci: En kısa zamanda bütün Türk köylerinde kıraathaneler açılsın. İkinci: Kıraathanelere Türkçe kitaplar temin edilsin. Üçüncü: “Işık” gazetesi büyütülsün.

Hakikatten de “Işık” gazetesi büyütülüyor. En büyük gazetelerin şeklini alıyor.

8 Aralık 1947 tarihinde gazetenin dördüncü sayfasında basılan bir haber göze çarpıyor. Vatan Cephesi milli komitesinin kararını yerine getirmek için bundan böyle gazete her haftanın ilk gününde sırası ile ve çok zengin bir münderecatla çıkmaya başlıyacaktır. Ve şöyle devam ediyor: “Halkımızı etraflı surette memnun etmek amacı ile gazetemiz yanına Bulgaristan Türk aydınlarından en ileri gelirlerini gazeteye yazıcı olarak celp etmiştir. “Işık” bu sayıdan itibaren “Yeni ışık” adını taşıyacaktır.

“Işık” gazetesinin başlığına bir “Yeni” kelimesi eklendikten sonra herşey değişiyor. Bir ocak 1948 tarihinden itibaren gazete devamlı olarak her hafta çıkarılmaya başlıyor. Her yıl sırasıyla 52 iki sayı basılıyor. Bir Ocak 1952 yılından itibaren ise haftada iki defa çıkarılmaya başlıyor. Ayni zamanda o yıllarda Bulgarca basılan “Vatan Cephesi” ve “Çiftçi Bayrağı” gazetelerinden daha büyük boyda çıkarılıyor. “Işık” gazetesi Vatan Cephesi Milli Komitesi Yanında Türk Azlığı Komisyonunun Organıydı. “Yeni Işık” gazetesi ise Bulgaristan Komunist Partisinin Merkez Komitesi Yayını oluyor.

Fakat “Yeni Işık” gazetesi Partinin Merkez Komitesi tarafından atanan başyazar tarafından değil de, beş altı kişilik bir kolektif olan redkolegiya, yani Yönetim kurulu tarafından idare ediliyor. 1948 yılın Ocak ayından itibaren Yazıcılar Heyeti yaratılıyor. Ona üye olanlar şu kişilerdir: Beytulla Şişmanoğlu -Nüvvap okulu müdürü, Millet Vekilleri: Mustafa Hasanoğlu, Ahmet Yakuboğlu, Bilal Durmaz ve Hafız İbrahim Gencoğlu, Nüvvap öğretmenleri: Hafız Yusuf Yakup, Osman Kılıç ve Şakir İbrahim, Halil Mustafa – Kırcali müftüsü, Nida Gamzeoğlu – Vakıflar müdürü ve Hafız İslam Recep – Rusçuk şeriat katibi.

Komunist partisinin yayını olduktan sonra gazetedeki basılan yazıların konusu temelden değişiyor. “Işık” gazetesinin konuları Bulgaristanda faşizm yıllarında Türklere yaptığı ezgileri kınamak ve Vatan Cephesi idaresinin verdiği insan haklarını övmekti. Halkın Vatan Cephesi iktidarına saygı ve sevgisini arttırmaktı. Türklerin eğitim ve kültür alanında ulaşılan başarılarını aktarmaktı. “Işık” gazetesi 1948 yılına kadar ülkenin iktisadi alanında konulara yer vermiyordu. Sanayinin, bankaların millileştirilmesi, Referendum yapılması, Dimitrof Anayasası”nın kabul edilmesi yalnız birer haber olarak gazetede aktarıldı, fakat üzerlerinde fazla durulmadı, uzmanlar tarafından incelenmedi.

“Yeni Işık” gazetesi Parti Merkez komitesinin yayını olunca durum kökünden değişti. Vatandaşları yakından ilgilendiren ekonomik gelişme sorunlarını aksettiren yazılar basılmaya başlandı. Kültür, öğrenim ve eğitim meseleleri ile ilgili yazılar ikinci plana geçti. Zaten Bulgaristanda beş-altı yılda yapılan devrimsel, ekonomik ve siyazi değişiklikler, Türk okulları üzerine de büyük etki göstermişti. Vatan Cephesi hükümeti Türklere istenilenden daha fazlasını vermişti, eğitim alanında çözümleyici adımlar atmış, Türk okulları meselesini kökünden halletmişti.

Redkolegiya aslında “Yeni Işık” gazetenin klolektif sahibi idi. Yönetim kurulu gazetenin yayın politikasını, bütçesini, kadro meselelerini, okuyucularla ilişkileri yönetiyordu. Aslında Parti Merkez Komitesi”nin çeşit meseleler hakkında aldığı kararlar, gazetenin en iyi nasıl uygulayacağını, okuyucularına en inandırıcı biçimde nasıl anlatacağını izah ediyordu.

Redkolegiya her ay toplanarak konuları peşinen belirliyordu. Planlaştırılmış meseleleri inceliyor ve icra edilmeleri için kararlar alıyordu. Şübeler üç aylık planlarla çalışıyorlardı ve sonunda onların nasıl icra edildikleri görüşülüyordu ve yeni üç aylık planlar kabul ediliyordu. Gazetenin günlük meselelerini görüşüp karar almak için redkolegiyanın bir de dar ekibi vardı. Ona başredaktör, sorumlu sekreter, nöbetçi redakrör katılıyordu. Onlar yeni sayıda basılacak olan başmakaleyi, en mühim yazıları gözden geçiriyorlardı.

“Yeni Işık” gazetenin hacmi büyüdükçe, sayfalalar fazlalaştıkça, hele de haftada iki defa basılmaya başladıktan sonra redaksiyonun ekibine yeni yazarlar tayin edildi. 1953 yılında gazetenin üçüncü başredaktörü Mustafa Bekirov idi. Redaktörler: Ahmet Yakubov, Akif Solakov, Yusuf Kerimov, Hasan Karahüseyinov, Bakir Kabov ve İsmail Cambazov. Gazetenin yaratıcısı bay Hüseyin Çeşmeci de tabi burada idi. Ve onun ilk yardımcısı Salim Bilalov”ta. Gazetenin yardımcı ekibi de vardı. Türkiyeden Bulgaristana gelen Zlatka Andreeva daktiloda yazıları yazıyordu, Vera Atanasova hataları düzeltiyordu. Hikmet Dağlı ise sekreter görevini icra ediyordu.

Gazetenin hazırlanmasında sancak muhabirlerinin de büyük rolü vardı. İlk sancak muhabirleri 1953 yılında Kırcali ve Şumnu”ya atandılar. Sonraları Türklerin yoğun olarak yaşadıkları tüm bölgelerde sancak muhabirleri tayin edildi. Kırcali sancağına Sait Kerimov, Şumen sancağına İbrahim Hamdiev, Tırgovişte sancağına Mehmet Çauşev, Razgrad sancağına Mümin Çakırov, Sliven sancağına İslam Beytullov, Silistra sancağına Hikmet Şanov, Plovdiv sancağına Georgi Karakaçanov, Stara Zagora sancağına Slav Karanovski …

Yönetmenlik sancak muhabirlerinin çalışmalarını yakından izliyordu. Müşavereler yapılıyor, şübe yönetmeni Şevkiye Tatarova onların çalışmalarına kıymet biçiyordu.

Bulgaristan Komunist Partisi Merkez Komitesi sekreterliğinin 12 Mart 1970 tarihli 176 numaralı kararında şöyle yazıyor: “Yeni ışık-Nova svetlina” gazetesi “Halk Gençliği” gazetesi ile “Yeni ışık” bazında birleşsin ve iki dilde çıkarılsın. Her sayıda iki dilde de yazılar basılsın. Gazete haftada üç defa, büyük boyda 50 000 sayı olarak çıkarılsın ve birinci gazete kotegorisine geçirilsin… “Halk Gençliği” gazetesinin Başredaktörü Felsefe Bilimleri adayı Slavi Slavov yoldaş “Yeni ışık-Nova Svetlina” gazetesine Başredaktör olarak atanıyor. “Yeni ışık gazetesinin şimdiye kadarki Başredaktörü Hasan Tekkeliev yoldaş aynı gazeteye Başredaktör yardımcısı tayin ediliyor…” Birkaç sene önce ise “Halk Gençliği” gazetesinde Slavi Slavov Hasan Tekkeliev”in yardımcısı idi.

“Yeni ışık” gazetesinde yıllarca çalışan meslekdaşımız İsmail Cambazov şunları paylaştı: “Benim gazetede işe başladığım yıllarda “Yeni ışık” Türkler tarafından, Türkler için çıkarılıyordu. Aramızda yönetici tek bir Bulgar vardı. Sorumlu sekreter Stoyan Stoyanov. Bir de daktilocumuz, İstanbul”da doğup büyüyen Vera Atanasova. Her ikisi de çok sıcak kanlı idi. Bizimle yatıp kalkıyorlardı, yiyip içiyorlardı. Başredaktör, tüm şübe yönetmenleri ve gazeteciler Türk idi.”

“Yeni ışık” gazetesinin kalitesini iyileştirmek için Merkez Komitesi redaksiyona “En büyük Bulgar gazetelerinden en iyi dört gazeteci gönderiyor”. “Rabotniçesko delo”dan İliya Pironkov, “Oteçestven front”tan Dimitır Anestev, “Veçerni novini”den İvanka Lefterova ve Nevena Hristova. Onlar şübe yönetmenleri olarak tayin edilliyorlar. Böylelikle redaksiyonda Bulgar-Türk dostluğu kurarak meslekdaşlar beraber çalışmaya başlıyor. Yeni tayin edilen gazeteciler Türkçe bilmedikleri için onlara kurs hazırlanıyor, fakat bu girişim milliyetçilik diye suçlandırılıp, kurslar kapatılıyor. Ayni yıllarda da İsperih kasabasından kooperatif başkanı Hristo Polakov başredaktör yardımcısı yapılıyor. Bu deliller gazetenin daha 1960-lı yıllarında Bulgarlaştırılmaya başlandığını ıspatlıyor. Aradan çok vakit geçmeden Başredaktör Mustafa Bekirov Yüksek Parti Okuluna gönderiliyor ve onun yerine Hristo Polakov tayin ediliyor. Böylelikle gazetenin idaresi tamamıyla Bulgarların eline geçiyor. Tek Türk şübe yönetmeni İsmail Cambazov kalıyor. Bulgar arkadaşlar gazetenin yazar kadrosunu, yanını, yönünü değiştiriyorlar. Türk imzaları gittikçe azalıyor, Bulgar imzaları çoğalıyor. Bulgar gazeteciler Türklerin sorunlarını bilmedikleri ve ilgilenmedikleri için hep kendi sorunlarını yazmaya başlıyor gazetede.

Hristo Polakov baş redaktor olunca Bulgaristan Türk basını tarihinde yeni bir dönem başlıyor. Bu tarihten sonra redaksiyona Türk gazeteci işe alınmıyor. Öyle ki 1985 yılında “Yeni ışıl-Nova svetlina” gazetesinde 75 kişi çalışıyorduk. Onlardan 43-çü Bulgar, 32-si Türktü.

“Yeni Işık” gazetesi eğitim, öğrenim ve kültür konularına büyük yer ayırıyordu. Bu alanda da Partinin politikası uygulanıyordu. Bulgaristan Komunist Partisi ilkin hayli gazete, kitap çıkarttı, Türk tiyatroları, okuma evleri, kültür evleri açtırdı, amatör sanat kolektiflerini genişletti, Türk kültürünün gelişmesine büyük kaygılar gösterdi. Gazete bunları alkışla karşıladı. Fakat bu edinimler birer birer ahalinin elinden alındı. Ozaman “Yeni Işık-Nova Svetlina” gazetesi bunları alkışladı. Hayli sayıda “Artık bütün halkımız okur-yazar oldu, Bulgarca öğrendi, Türkçe ile geliştirilen kültüre gerek kalmadı” başlığında yazılar basmaya başladı.

Hakikatten de sosyalizım yıllarında Bulgaristanda birçok yazar, sanatçı, kültür adamı yetişti. Türk edebiyatı tarihine giren birçok ozan, sahne sanatçısı, dramaturg, edebiyat nazariyecileri ilk yapıtlarını “Yeni ışık” sayfalarında yayınlamıştır. İki haftada bir hazırladığı kültür-sanat sayfaları, sanatçılar arasında düzenlediği yarışlar, konferanslar kültür alanında yeni başarılara ulaşmak için “Yeni Işık” gazetesi büyük rol oynamıştır.

Bir ara latin alfabesinden vazgeçerek Kiril alfabesi kullanılması gündeme getirilmişti, fakat bu yapılmadı. Türklerin Bulgarca öğrenmelerini kolaylaştırmak için İvan Vazov, Elin Pelin, Yordan Yovkov gibi Bulgar klasiklerin eserleri Bulgarca basılmaya başlandı. Haberler de Bulgarcaya döndü. Türklerin yazıları Bulgarca, Bulgarların yazıları Türkçe basılmaya başlandı.

Yazının başında belirttiğim gibi BKP Merkez komitesinin 12 Mart 1970 tarihli , 176 numaralı kararı ile yalnız gazetelerde değil, Sofya radyosu”ndaki “Bulgaristanda”ki Türk Kökenli Ahaliye Yayın” redaksiyonunun Başredaktörü Aziz Aliev görevinden alındı ve onun yerine şimdiye kadar yardımcısı olan Fahreddin Halilov Başredaktör atandı.

!975 yılında “Yeni Işık- Nova Svetlina” gazetesi yönetmenliğinde yeni bir değişiklik yapıldı. Profesor Slavi Slavov gazeteden uzaklaştırıldı ve Felsefe Bilimleri Enstitüsüne gönderildi. Onun yerine Başredaktör olarak Fahreddin Halilov ( Kamen Kalınov) tayin edildi. Başredaktör yardımcısı olarak ta Muhiddin Mehmedov (Mihail Yançev) atandı. Onbeş yıl “Yeni ışık-Nova Svetlina” gazetesinde Başredaktör görevini icra eden Fahreddin Halilov kendini Bulgarlardan daha Büyük Bulgar hissediyordu, gazetede basılan yazıların konularını 180 derece deştirdi.

1985 yılında Parti ve Devlet yönetimi Bulgaristanda Türklerin Bulgar kökenli olduklarını ıspatladıktan sonra, onların adları değiştirildi, Türkçe yazmak ve konuşmak yasaklandı. Bu yüzden de “Yeni Işık-Nova Svetlina” gazetesi “Nova Svetlina” olarak basılmaya başladı.

“Yeni Işık-Nova Svetlina” gazetesinin mühim konularından biri de okuyucularını ateist ruhta terbiye etmekti. Onları İslam dininin tesirinden uzaklaştırmaktı. İdareyi eline aldıktan sonra ilk yıllarda Bulgaristan Komunist Partisi ahalinin diline, dinine dokunmadı. Bu yüzden “Işık” gazetesinin sayfalarında mevlit haberlerine yer ayrılıyordu. Okuyucuların Ramazan ve Kurban bayramları kutlanıyordu. Sünnet düğünlerine bile geniş yer ayrılıyordu. Vatan Cephesi hükümetinin bütün vatandaşlara din serbestliği verildiği apaçıktı. Fakat bu hoşgörü politikası uzun sürmedi. Bu alanda yeni çığır açıldı. BKP Merkez Komitesin”de “Türk Şübesi” Yardımcısı Dimitır Genov Türk aydınları ile yaptığı bir toplantıda: “Biz Türk ahalisini hocanın, hacının… sömürüsünden kurtarmalıyız” dedi.

“Yeni Işık-Nova Svetlina” gazetesi okuyucuları arasında sosyalist yaşam tarzını derinleştirmek, Türklük, Müslümanlık duygularından uzaklaştırmak için çok sayıda yazılar ve yorumlar bastı. Bulgaristan Türklerinin kim oldukları, onların kökenleri araştırmaya başlandı. “Işık” gazetesi Komunist Partisinin kararlarına uygun olarak “Bulgaristanda Türk Azınlığı” olduğunu açıklıyordu. “Yeni Işık-Nova Svetlina” gazetesi “Bulgaristan Türkleri” terminini kullanmaya başladı. Bulgaristan Türkleri arasında milliyetçilik ve dinsel fanatizme karşı savaş isteniyor ve milliyetçiliğin Bulgaristan Türkleri”nin dil, din ve yaşam özellikleri onları Bulgarlardan uzaklaştırıldığı belirtiliyor. Bulgaristan Türkleri, Türkiye Türklerinin bir parçası değil, Bulgatristan halkının bir parçasıdır diye belirtiliyor.

1971 yılında gazetenin yayınladığı yazılarda yeni bir değişiklik oluyor. “Tek Sosyalist Bulgar Ulusu konusu” geniş çapta yorumlanmaya başlıyor. “Yeni Işık-Nova Svetlina” gazetesinin 1981 yılı 124-cü sayısında basılan Salif İlyazov”un “Bulgar Halkının Manevi-Siyasi Birliği Kuvvetleniyor” başlığı altında yayınlanan makalesinde başlıca şu cümleler göze çarpıyor: “Asıl yakınlaşma, Bulgaristan Türklerinin vatan ve yurt hakkındaki bilinçlerinin sosyal-psikolojik düzeyini temelden değiştirdi. Şimdi onlar , Türk milliyetçilerinin ağır baskılarına karşın, kendilerini Bulgar halkın kopmaz bir parçası olarak kabul ediyorlar”.

Bir yıl sonra, yani “Yeni Işık-Nova Svetlina” gazetesinin 1982 yılı beşinci sayısında Şükrü Tahirov”un “Ülkemizde emekçilerin manevi-ideolojik birlikteği” makalesi yayınlanıyor. Müellif yazısında şu düşünceleri paylaşıyor: “Bulgaristan”ın Osmanlı esaretinden kurtuluşu, ülkemizdeki bütün emekçilerin kurtuluşudur. Bulgarlar ile Türklerin, Bulgaristan tarihindeki bu büyük olaya saygı ve sevgi ile yanaşmaları ise, aralarında sosyal-politik ve manevi-ideolojik birliği kurma yolunda atılan büyük bir adımdır. Sosyalizm ve komunizm savaşında çok yönlü yakınlaşmanın ve kaynaşmanın ifadesidir”.

1982 yılın 78-ci sayasının başmakalesini Başredaktör yardımcısı Muhiddin Mehmedov “Bulgaristan Vatanımızdır, Cennetimizdir” başlığı altında yazmıştır. Onda Devlet ve Parti yönetmeni Todor Jivkov”un paylaştığı fikirler terkrarlanıyor. O şöyle demişti: “Biz burada, bu toprakta doğup büyüdük. Burada, bu toprakta ilerleyiş kaydettik. Bize Cennet burasıdır, bize başka Cennet yoktur ve olamaz”.

Ayni yılın 79-cu sayısında ise Kırcaali Vatan Cephesi Sancak Komitesi Başkanı Ziya Harunov” un “Sosyalist Bulgaristan Bizim İçin Cennettir” başlığı altında makalesi basılıyor. Yirmi sayı sonra, yani 1982 yılın 99 sayısında gazeteci arkadaşımız İsmail Çavuşev”in “Vatan Köyümün Ufuklarından Başlar” makalesi yer alıyor… Gazetenin Başredaktörü Fahreddin Halilov da geri kalmıyor. 1983 yılın 22-ci sayısında iki büyük tefrikada: “Vatan Hakkında Leninci Görüşü” anlatıyor. Bütün bu zikrettiğim makaleler Bulgaristan Türkleri vatanını sevdiklerini, onun gelişmesi için canla-başla çalıştıklarını anlatıyor. Böylelikle “Soya dönüş süreci” hazırlanıyor.

1984 yılın güzünde “Yeni Işık-Nova Svetlina”gazetesi sayfalarında Bulgaristan”da sosyalist devriminin 40-cı yıldönümü kutlamalarına geniş yer ayırıyor. Her yazıda geçen kırk yıl zarfında Parti”nin akıllıca yönetimi altında tarımda, sanayide, eğitimde, sosyal hayatta başarılarla ilgili yazılar basılıyor. Her yazıda sevinç ve mutluluk, halk idaresine, hele de Bulgaristan Komunist Partisi”ne şükran ve minnetarlık duyguları paylaşılıyor. Ayni zamanda Kırcaali sancağında, önce karışık ailelerin adlarını değiştirmeye başlıyorlar. Sonradan ise sıradan Türk adı taşıyan herkesin Bulgar adları ile değiştirilmesi devam ediyor. Partinin Merkez Komitesi”nde Türk işlerine bakan ve Türklerden ve onların sorunlarından hiç haberi olmayan Makedon Boris Avramov (ayni zamanda gazetenin siyasetini yöneten adam) Türklerin adları değiştiriliyor mu diye soruya, şöyle cevap veriyor: “Kesinlikle böyle bir şey yok. Sadece karışık ailelerin isimleri, o da tamamiyle gönüllü olarak değiştiriliyor” cevabını veriyor. Aslında !984 yılın güzünde Kırcaali sancağında başlıyan ad değiştirme kampanyası 1985 yılın ilk aylarında bütün Bulgaristanda uygulanmaya başlıyor.

Bin dokuzyüz seksenbeş yılın Ocak ayının ilk günlerinde idi. Bir sabah gazetenin koridorlarında köydeşim ve meslekdaşım Ahmed Ademov”u karşıladım. Tam ona selam verecektim ki, o beni ilerledi ve: “ Öğrendin mi? diye sordu ve devam etti: Bizm köyde, yani Draganovets”te, herkesin isimlerini değiştirmişler. Türk adlı insan kalmamış. Ben de Andrey Andreev oldum. Sen daha ne duruyorsun?! Derhal belediyeye git ve adını değiştir!” dedi. Birkaç günde Başredaktör Fahreddin Halilov”un yönetmenliğinde (o artık Kamen Kalinov olmuştu), redaksiyada çalışan meslekdaşların hepsi isimlerini değiştirdi. Fakat herkes nasıl Bulgar adı alacağını önce Başredaktörle paylaştı. Yalnız onun onayladığı adlar kabul olundu.

“Yeni Işık-Nova Svetlina” gazetesi Bulgaristanda Türklerin adlarının değiştirme kapanyası ile ilgili susuyordu. Okurların adlarını değiştirdikten sonra Gazetenin adı da değiştirildi. Başlıktan “Yeni Işık” kelimesi atıldı. Yalnız “Nova Svetlina” kaldı. Fakat Bulgaristan Komunist Partisinin Yayını olarak devam etti.

 
 
     
Pages: 1 2 3

Dijital Kütüphane

DUYURU:

VİDEO

https://kulturk.bg/wp-content/uploads/2024/03/4.Ozanlar_Festivali-3.mp4

TÜRKÇE MEDYA

YAYIN SAATLERİ:
HAFTA İÇİ HER GÜN
12.30 – 12.40
BNT 1

YAYIN SAATLERİ:
08.00 – 09.00
13.00 – 14.00
20.00 – 21.00

Seyahat rehberi

Hakkımızda:

“Kulturk.BG – Türk Kültürü Portalı” Barış Halk Kültürevi’nin projesidir. Sitemizin amacı Bulgaristan’da Türk kültürü ile ilgili haberleri, sözlü ve görüntülü içerikleri, bilimsel yazıları okuyucuya sunmak ve belleğe almaktır.

İletişim:

9120 Dolni Chiflik /Bulgaria
ul. “23-ti Septemvri”, Nr.1
+359893889028
kulturk@abv.bg

Paydaşlarımız:

  • Kırcaali Haber
  • Bizim Gazete
  • Ajans Bulgaristan
  • BTG
  • Turkish Culture Portal
  • Türkiye Kültür Portalı
  • Gizlilik Politikası

©2023- 2026 KÜLTÜRK

Scroll to top
  • Anasayfa
  • Etkinlikler
    • Kutlamalar, Şölenler
    • Anma Törenleri
    • Toplantılar, Seminerler
    • Yarışmalar
  • Kültürel miras
    • Gelenek, Görenek, Anane
    • Halk sporları ve oyunlar
    • Geleneksel mutfak
    • Tarihî Miras
  • Halk kültürü
    • Halk edebiyatı
    • Halk müziği
    • Halk dansları
    • Geleneksel Giyim-Kuşam
  • Sanat
    • Ses sanatı ve musıkî
    • Resim, Heykel, Fotoğraf
    • Tiyatro, Sinema
    • El Sanatları
  • Edebiyat
    • Şiir dünyası
    • Öykü, Roman, Hatırat
    • Hiciv, Mizah
    • Çocuk edebiyatı
  • Kimlik
    • Türkçe ve eğitim
    • Türkçe Basın-Yayın
    • Kültür-Sanat Kuruluşları
    • İz bırakanlar
  • Kaynakça
    • Söyleşiler, Düşünceler
    • İlmî araştırmalar
    • Kitap Dünyası
    • Dijital Kütüphane
  • Български
Search