Türk edebiyatının mizah ve hiciv ustası Turhan Rasiev ebediyete yürüdü
Haber: Kadriye Cesur
Bulgaristan Türkleri edebiyatının mizah ve hiciv alanında bir ömür boyu ürün veren müstesna yazarımız Turhan Rasiev’in vefatının üzüntüsü içindeyiz. Turhan Rasiev kimdir sorusuyla başlamak uygun olur diyelim ve sözü yakın dostu şair, yazar, toplum insanı Rüstem Aziz Karakurt’a bırakalım.
“Bulgaristan mizah edebiyatında marka bir isim, güçlü kalem ve üstat, Aziz Nesin ve Radoy Ralin gibi büyük üstatlarla dostluk etmiş, farklı koşullarda, ama aynı sahada kişinin ve toplumun zaaflarını, şer yanlarını görüp eleştirmiş, uyarmış Turhan Rasiev’in kısa hayat hikayesinin özeti şöyle:
28 Ocak 1942’de Varna ili Emirköy (General Kiselovo) köyü doğumlu. İlk öğrenimini köyünde, sekizinci ve dokuzuncu sınıfı ise Dobriç Lisesi’nde bitiriyor. İlk edebi denemelerine de burada başlıyor. Önce Türkçe, daha sonra Bulgarca yazıyor. Sonraları Varna İktisat Fakültesi’nden mezun oluyor. Ama hiçbir zaman bu mesleğinde çalışmıyor. Önce Devnya Kimya Fabrikalarında, daha sonra Varna’nın yerel gazetelerinde değişik düzeylerde muhabirlik, gazetecilik, editörlük yapıyor. Gazeteciler Birliği Varna Şubesinde yıllarca sekreterlik ediyor. Varna Türk Kültür Derneği kurucuları arasında yer alıyor, derneğin başkanlığında bulunuyor, Varna Sabahattin Ali Halk Kültürevi Yönetim Kurulu üyesi olarak görevler alıyor, katkılarda bulunuyor. Yıllarca ulusal ve uluslararası mizah yarışmalarına katılıyor, ödül üstüne ödül alıyor.
Daha önce çeşitli vesilelerle Turhan Rasiev hakkında yazdığım yazılarda da özellikle vurguladığım gibi, ister Türkçe, ister Bulgarca yazsın, üstat kendine sadık kalıyor. Hiciv onun için gelişigüzel bir amaç değil. Turhan’ın hicvi ne kötü niyetli, ne de karamsar. Asıl isteği iyimser tebessümle okurunu düşündürmek. Turhan boyuna birilerini “iğneliyor”, ama Doğu’nun iğne terapistleri gibi iyileştirmek niyetiyle. Onun fıkralarında, taşlamalarında, epigramlarında şeytanı kuyruğundan tutup çekme diye bir şey yok. Turhan’ın eserlerinde kötülüğe, haksızlığa, edepsizliğe, gaddarlığa karşı, aydınlıkçı şakaya bürünmüş sarsıcı bir çatma, sataşma var. Gazete ve dergilerde yayınlanan yapıtlarında olduğu gibi, çıkardığı yaklaşık yirmi mizah kitabında Turhan Rasiev, hayatın gülünç anlarını yakalama, gözlenimlerini sanat eserine dönüştürmedeki yadsınmaz ustalığını çoktan kanıtladı.
Turhan’ın hayatın cilvelerine kendine göre bir bakış açısı var.”
Turhan Rasiev’in eserleri:
Turhan Rasiev’in yayınladığı kitap sayısı kırklara yaklaşıyor. Türkçe ilk kitabı İNSANLIK HALİ 1968 yılında Sofya’da Narodna Prosveta yayınevi tarafından 1300 adet olarak basıldı. Kitap 58 epigram, 11 söz oyunu, 10 fabl ve 28 fıkra ve özlü söz içeriyor. Aradan yarım asırdan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen, içindeki eserlerin çoğunun bugün de güncelliğini korumaya devam ettiğini, kalıcı eserler olduğunu görüyoruz.
1978 yılında Varna’daki G. Bakalov yayınevi Turhan Rasiev’nin SON AĞLAYAN SEN OLMA (Ne plaçi posleden-Bulgarca olarak) kitabını yayımladı. Basın sayfalarında, Stırşel ve Yeni Işık gibi merkez gazetelerinde olduğu gibi, Varna basınında da kitabı tanıtma ve eleştiri yazıları yayınlandı. Hristo Pelitev, Yordan Popov, Venko Hristov, M. Mihaylovski gibi üstatlar kitabın tanıtımını yaptı. Kitaptaki resimleri ise ünlü Bulgar ressamı Boris Dimovski çizmişti. 3120 adet basılan kitap 60 epigram, 52 aforizma, 19 minyatürle birlikte Boris Dimovski’nin çizdiği 19 karikatür içeriyordu.
TURHAN RASİEV
KOMÜNİZM HATIRASI
Bir şamardan aldık hızı
Enselerimiz hâlâ kırmızı!
KOLAYINI BULMUŞ
O da sattı vicdanını
Ve doldurdu cüzdanını.
ACI ANI
Türkiye’nin her bucağında
Türküm demek dostum, kolay.
Ne yazık ki, Bulgaristan’da
Türklere dar gelirdi alay!
SAKIN ALDANMA
Halk kapitalizmi mi derler?
Bunların hepsi boş laf:
Zenginler dana butu yerler,
Halk ise yağsız pilâv!
ТУРХАН РАСИЕВ
СТАЧКУВАЩА СЪВЕСТ
Съвестта ми обяви мълчаща стачка.
Заплаши ме, че ще замлъкне завинаги,
понеже не съм ѝ давал да говори на майчин език!?
ИСКАНЕ НА ПРОШКА
Прости ми, Господи, че никога няма да ти простя
за това неравенство, което си сътворил
между хората на Земята.
ПРОШКА НЯМА
По Христо Ботев
„Тоз, който падне
в бой за свобода
той не умира!“
ала за беда,
който му падне го филмира.
КОГА ЩЕ СЕ ОПРАВИМ
Може би ще имаме късмет,
ако един ден бъде отнет
на депутатите имунитета
и на народа наивитета.

