Topluluğu Hayatta Tutan Pilavın Altın Taneleri
Yazı: İsmet İsmail
Mistik Doğu Rodoplar’ın kalbinde, tepelerin asırların fısıltısını koruduğu ve geleneklerin canlı birer varlık gibi nefes aldığı o yerde, sarsılmaz bir kanun vardır: Ruhunun altın pilav tanelerinde attığı sosyal törenlerin kanunu.
Bu, bir yemekten çok daha fazlasıdır; sevgiden, sabırdan ve hürmetten doğmuş bir ritüeldir. Pilav, sadece yemek yapmayan, aynı zamanda bir hafızayı aktaran ustaların ellerinde hayat bulur. Her bir pirinç tanesi sadece baharatları değil; bilgeliği, cömertliği ve topluluğa olan saygıyı da içine çeker. İştahla ama aynı zamanda büyük bir saygıyla tüketilir; insanları bir araya getiren, sofrayı adeta bir ruh şölenine dönüştüren bir armağan gibidir.
Her lokma, geçmiş ile bugün arasında bir köprü, ruhları birbirine bağlayıp tek bir vücut haline getiren bir bağdır. Ancak bu kadim geleneğin üzerine gölgeler düşüyor. Her geçen gün, kutsal ateşin koruyucusu olan bu ustaların sayısı azalıyor. Bir zamanlar geleceği youran eller bugün yoruluyor ve onların bilgisi, dağların ardında batan bir güneş gibi yavaşça uzaklaşıyor.
Bu paha biçilemez gelenekler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Unutulmanın sessizliğine gömülme ve beraberinde ortak kimliğimizin bir parçasını da götürme riski taşıyorlar.
Ve tam bu noktada o acı soru akıllara geliyor: Eğer onlar yok olursa… Biz de yok olmaz mıyız? Bizi biz yapan, bizi kenetlenmiş, güçlü ve hakiki kılan köklerimizden kopup gitmez miyiz?
Ama hala umut var. Bu umut, ateşi hala canlı tutanların yüzlerinde yaşıyor. Usta Fahri Mustafa’ya bakın. Bu fotoğrafta, yardımcılarıyla birlikte, Çernoоçene’nin (Yenipazar) Vojdovo (Emiroğulları) köyündeki dua merasimi için pilav hazırlıyor. Onun her hareketi bir dua, her adımı geleneğin bir devamı. Onlar, ateşin hala sönmediğinin canlı birer kanıtı.
Onların bu örneği, bu kıymetli geleneği korumak ve geleceğe aktarmak için bize ilham versin. Her birimiz, pilavı ve onun simgelediği her şeyi gelecek nesiller için sönmeyen bir fener gibi koruyacak o zincirin bir halkası olalım.
Çünkü pilav var olduğu sürece topluluk da var olacaktır. Pilav var olduğu sürece, Doğu Rodoplar’ın bir ruhu olmaya devam edecektir.
Kaynak: Kırcaali Haber

