Rodoplar’ın Karlık Tepeleri (destan)

“Ak beyazım, delikanlı
Aydınlattım tüm dünyayı
Tek Karlık tepesi kaldı
Toz dumanlar onu sardı…”
(Podop halk türküsünden çevrilmiştir)


Yücedir Rodop dağları engindir tepe sırları
Destanları, acı, sızı, yaşam kaderin diyarı.

Çuvaşlanır yaşlı nine, at üstünde Asan efe
Gümülcine, Karlı tepe, öyküsünü bize söyler:

“Attı martinini Asan, mor çuha boyandı al kan
Karakedi tutuklandı, zindan oldu ona mekan,

Üç aslandan biri kaldı, Arnavut Asandı adı
Çelikli köyüne geçti, kardeşlerini gizledi.

Onu buldu kafir adam bıçakladı hiç sormadan
On yedi yara açıldı kan içinde can kalmadı.

Unutuldu namlı destan üç kardeşten acı bir an
Türküye döndü bu yaşam benimsedi onu cihan

Debren köyü geydi kara, açılmıştı bin bir yara…
Ben de küstüm, duman kustum, fırtınalar yağdım, estim…”

Yıllar geçti, geçti asır tepelerde bir kaç yatır
Kıran kucağında tekke Evliya Baba’yı bekler.

Karşılıksız Yeni Karlık nöbetçidir, hem asırlık.
Bozgunlarda açtı kucak göçenlere oldu bucak.

Kar üstünde yavru ağalar, kan içinde anne donar
Sarıldı kirli dumanlar, Karlık tepe al kan bağlar…

Еvliya’nın öz kardeşi tepe üstünde bir eşi
Din-imanı halka sundu, Sarı Baba bir unvandı

Türbesi tepeye kondu, Müslümanlığa anıt oldu
Onu benimsedi kafir, az kalmıştı olsun ahır.

Karşısında Persenk tepe Mehmet Sinap de bir efe
Selam verir eşe, dosta, hesap arar ayan, puşttan…

Yankesici korktu gitti, halkı sömüren bir itti
Çalanı-çırpanı sattı, adı-şanı yere battı.

Muğla Karlı’ğı canlı destan, kafir bilmez din ve iman
Altın camii kurşunlandı, yürekler kana bulandı…

Haç takıldı ay yıldıza, halk ağladı sıza sıza…
Yağdı esti fırtınalar, yürüdü kara alaylar.

Terk edildi yayla, çayır, yandı iman cayır, cayır..
Duman sardı Karlık’ları güneş görmedi onları.

Halk karıştı, devlet düştü, yeni kurgular seçildi
Türbeler de yenilendi, İlhan, Sarı Baba dendi…

Kıskandı o ak beyazı, kanlı destanların sazı
Hala acı türkü söyler, din imanı bayrak eder!

Derleyen: Emel Balıkçi-Şakir
Kaynak: Emel Balıkçi, Demetsiz Şiirler, 2024