Özgür ortamda yeni nesil yetişecektir

Türkiye’de oturan Basri Zilabid, kitap severlere internet üzerinden Türkçe kitaplar alabilme imkanı sunuyor.

Bulgaristan’da bir kişi Türkiye’den kitap almak istese herhalde size başvuracak. Bu işe ne zaman, nasıl başladınız? Kitapları nerelerden alıyorsunuz?

Tam 6 yıl önce yine böyle bir Ağustos ayında Bulgaristanlı kitapseverler için internet üzerinden İstanbul’dan kitaplar sunmaya başladım. Bir gün bir kitap mezatı duyurusuna denk geldim ve iş çıkışı denilen adrese gittim. Bir de baktım ki, çok uygun fiyatlara ikinci el kitaplar satılıyor. Bazen çok nadir bulunan kitaplar çıkınca fiyatlar yükseliyordu fakat genelde dediğim gibi uygun fiyata idiler. Sofya’da yaşadığım dönemde merhum Dr. İsmail Cambazov’a bazen İstanbul’dan kitaplar getirirdim. Bir defasında bana dedi ki, “siz bana ve buradaki birkaç kişiye bir iki kitap getirmekle biz Bulgaristan’ın Türkçe kitap ihtiyacını karşılıyoruz vehmine kapılmayın.” Bu sözler aklıma geldi ve Bulgaristan’daki Türkçe kitap okumak isteyenlere ben böyle bir hizmet yapabilirim dedim ve Çalışkan Sahaf adıyla kurduğum Facebook grubu üzerinden Bulgaristanlı okurlarla bir iletişim sağladım.

Türkiye’de Bulgaristanlı yazarların kitapları, Bulgaristan ile ilgili kitaplar ne kadar rağbet görüyor?

Kitap alemine dalınca Bulgaristan ile ilgili iki tür “Bulgaristanlı yazar” olduğunu taspit ettim. İlki 1960 ve 70’li yıllarda Türkiye’de sol’un güçlü olduğu zamanlarda Bulgaristan Komünist Partisi’nin fonlamasıyla Türkçe’ye çevrilen ve komünizm propagandası yapan Bulgar Komünist yazarların kitapları. Bir de yine bu kitapları Türkiye’de basan Türk uyruklu komünizm taraftarlarının Bulgaristan’a yaptıkları gezilerden sonra yazdıkları “komünist Bulgaristan” güzellemeleri.

İkinci tip Bulgaristanlı yazarlar genellikle Deliorman’dan ve Rodoplar’dan göç eden Türkler. 1984-85’te isimlerin zorla değiştirildiği dönemde muhalled dediğimiz kalıcı üç eser neşrediliyor. Osman Kılıç’ın Kader Kurbanı, Bilal N. Şimşir’in Bulgaristan Türkleri ve Osman Keskioğlu’nun Bulgaristan’da Türkler. Fakat özellikle 2000 yılından sonra Bulgaristanla ilgili yazılan kitaplarda bir artış olduğunu görüyoruz. Tarih ve uluslararası ilişkiler, roman ve hatıratlarda büyük bir artış var ve son dönemde 1989 zorunlu göçüyle Türkiye’ye göç etmiş eli kalem tutanların köylerini anlattıkları kitaplar. Özellikle bu sonuncularını takip etmek çok güç, çünkü birçoğu bir yayınevinden değil de samizdat şeklinde şahsi yayın olmalarından internette kitap satış sitelerine girememektedirler.

Daha fazla dini kitaplar sunuyorsunuz. Sizin tercihiniz mi, yoksa dini eğitim almış kişiler mi şu anda daha çok Türkçe kitap okuyor?

Evet, din eğitimi almış kişiler esasında Türkçe dini eserlerden bilgi bakımından beslendikleri için bu kitaplara ihtiyaçları var. Dini kitaplar bir imamın, bir hocanın aletleridir. Nasıl ki, bir usta mesleğini icra ederken aletlere ihtiyacı varsa imam efendilerin de aletleri kitaplar olduğuna göre onların da bunlara ihtiyacı vardır.

Benim şahsi kitaplığımı gören kişiler birçok defa bana şu soruyu sordular: Bütün bu kitapları okudun mu? Ben de onlara şöyle cevap verdim ve vermeye devam ediyorum: Hayır, hepsini okumadım. Ama bunlar benim aletlerim, ne zaman birisine ihtiyaç duyarsam alır gereken yeri okur ve yerine koyarım. Nasıl ki, ustalar bir aleti her zaman kullanmıyor ise özellikle araştırmacılar için kitaplar da o mesabededir.

Bunca yıllık çalışmalarınıza dayanarak bir okur profili çizebilir misiniz?

Benden Türkçe kitap talebinde bulunanlar profesöründen tutun da kapı bekçisine kadar toplumun her kesiminden insanlar var. Özellikle öğretmenler, imamlar, kültür merkezi çalışanları.

Bulgaristan’da Türklerin sayısı büyük bir şehrin nüfusu kadar. Şehirlerde belki de onlarca kitapçı olur. Sizce bizde niye Türkçe kitapların satıldığı tek bir kitapçı yok?

Türk aydınları bir araya geldiğinde bu konu hep gündeme gelir. Hani bir söz vardır. Bir çiçekle bahar gelmez diye. Birkaç kişinin istemesiyle maalesef olmuyor. Talep olmayınca arz da olmuyor. Kırcali’de ve Momçilgrad’ta müftülüğe bağlı kitap satış yerleri açıldı. Deliorman’da da Şumen ve Razgard’ta bu tarz yerlerin açılmasını temenni ederiz.

Yazarlarımızın, şairlerimizin çalışmalarını takip ediyorsunuzdur. Umutlu musunuz?

Elimden geldiği kadar takip etmeye çalışıyorum. Tabi güncel hadiseler süreli yayın denilen gazete ve dergilere ilk önce yansır. Ulusal bir gazetemiz maalesef yok. Müslümanlar dergisi dini ve biraz tarihi yanımızı beslerken, Nöbettepe de edebiyat yanımızı besleyen şuanda çıkmaya devam eden iki dergidir. Ben Nöbettepe’nin kitap yayınlayan bir yayınevi kısmının olması gerektiği fikrini taşıyorum. Umuyorum ilerleyen zamanlarda bu da olacaktır.

Doğrusu ben umutluyum. Madem ki özgürlük var bu çok değerlidir. Özgür ortamda ve böyle ocaklarda yeni nesil yetişecektir. Benim gerçekleştirmeyi istediğim bir idealim var o da Bulgaristan’da Türkçe kitap ve yazar şöleni. İnşallah bir gün bunun gerçekleştiğini de görürüz.

Söyleşi: İzzet İsmailov
Kaynak: BNT Türkçe