“Martıfal” adlı Hıdrellez geleneği Çernooçene köylerinde yaşatılıyor

Çernooçene yöresinde uzun zamandır süregelen asırlık “Martıfal” geleneği, son yıllarda giderek daha fazla canlılık kazanıyor.

Hıdırlezin gelişiyle ağaçların tomurcuklanması, ekinlerin ekilmeye başlaması, havaların ve toprağın ısınmasıyla hayatın yeniden canlanması bir bayram olarak kabul edilir..

Hıdırlez günleri kutlamalarında farklı adetler de görülmektedir. Çernooçene bölgesinde bu özel adet “Martıfal” adıyla anılır.

Hıdrellez’in bu yöresel geleneği, özellikle bölgedeki en dinamik gelişen köylerden biri olan Pryaporets ve Çerna Niva köylerinde her yıl giderek, daha da canlı bir şenlik haline geliyor.

5 Mayıs öğleden sonra genç kızlar ellerinde büyük bir kâseyle kapı kapı dolaşıyor.

Kız ve oğlanlarının şansını öğrenmek isteyen kadınların içine yüzük, küpe veya başka nesneler koymaları istenir.

Köydeki evler gezildikten sonra su dolu bir kazana boşaltılır. Çoğu yerde, köyün kızları ve kadınları yeşillikleri ve erken ilkbahar kır çiçeklerini toplar ve kazana döker. Ağzı bezle kapatıldıktan sonra bir gül çalısının yanına yerleştirilir.
Hıdrellez sabahı erken saatlerde kazan alınır. Ağız tadının bozulmaması için birlikte sütlü kahve içilir. Sonra bir kız kazanın yanına oturur. Duaların söylenmesiyle açılır.

Her bir öğeyi çıkarırken ayrı bir mani okunur. Bir kız birer birer kazandan eşyaları çıkarırken maniler söylenir.
Herkesin kısmetine birer mani söylenmiş olur ve bu, bütün eşyalar çıkana kadar devam eder.

Martıfal başı mısın?
Cevahir taşı mısın?
Gel bir mani söyleyim
Cebinde taşır mısın?
Parayı astım dala
Yari sordum sağa sola
Yarın Hıdırellezdir
Hepimize mübarek ola
Ocakta süt pişiyor
Bülbüller ötüşüyor
Eller yarim dedikçe
Yüreğim tutuşuyor

Haber: İsmet İsmail; Sevda Dükkâncı
Fotoğraf: İsmet İsmail
Kaynak: BNR Türkçe yayınları