Kırcaali “Ömer Lütfi” Halk Kültürevi

Ömer Lütfi” Halk Kültürevi’nin kökleri 1940 yılına dayanıyor. Kültürevi, 1940 yılında “Yıldız Kıraathanesi” olarak kuruluyor, 1948 yılında “Ömer Lütfi” ismini alıyor. Ömer Lütfi, 19 yaşında Kırcalili bir genç. İkinci Dünya Savaşıda o Bulgaristan’ın savunmasına katılıyor. Hitlere karşı savaşırken öldürülüyor. Onun anısına dernek bu ismi alıyor.
Daha sonra o zamanki hükümet tarafından 1960 yılında “Avitsena” Kültürevi ile birlikte dernek “Obedinenie” Kültürevi ismi altında birleştiriliyor.
1993 yılından itibaren kültürevi yeniden tescil edilip “Ömer Lütfi 1993” Halk Kültürevi adında faaliyetlerine devam ediyor.

Kültürevi hakkında sekreter Müzekki Ahmet’le söyleşi:

“ÖMER LÜTFİ” KÜLTÜREVİ’NİN FAALİYETLERİ NELERDİR?

Genel amacımız Bulgaristan’daki Türk kültürünü araştırmak, geliştirmek ve yaşatmak. Bunun için ilk önce folklor ekibini kurduk. Çünkü folklor bir gelenektir. Geleneklerimizi, türkülerimizi ve halk oyunlarımızı yaşatırsak burada Türklerin yaşamış olduğunu gösterecektik. Tabi bunun yanı sıra kütüphane de kurduk. Bölgemizdeki kütüphanelerde eğitimle ilgili Türkçe kitaplar yoktu ve ilk Türkçe kitap olan kütüphane bizim kütüphane oldu. Folklor ekiplerinin amacı gençlerimizin kahvelerde, barlarda gezmesini engellemek ve burada kendi kültürünü geliştirmeye çalışmalarıdır. Buraya gelen çocuklar da gösteriyor ki, bu olabiliyor. Dernek kurulduğundan bu yana folklor ekibimiz ve sanatçılarımız tüm dini bayramlarımızda, geleneksel olarak kesintisiz her yıl konserler veriyor. Tabii ki bu konserlerde bazı geleneklerimizden kesitler sunuyoruz. Uluslararası festivallere katılıyor ve orada Bulgaristan Türklerini temsil ediyoruz.
30’dan fazla uluslararası festivale katıldık ve ödüller aldık. O kadar çok ödül aldık ki, raflarımız almıyor artık. Festivallere katılmanın yanı sıra biz de her yıl uluslar arası festivaller organize ediyoruz. Gelecek yıl Balkan Türk Festivali’nin yedincisini organize edeceğiz. Bu festivale bütün Balkanlardan Türk soydaşlarımız gelip folklorunu sergiliyor. Gelen ülkelerden folklor ekibinin yanı sıra o ülkenin milli folklor ekipleri de geliyor. Yani Makedonya’dan bir Türk folklor ekibi ve bir de Makedonya’nın milli folklor ekibi geliyor. Bulgaristan’daki Türk kültürü milli kültürün bir parçasıdır ve biz bu ülkenin vatandaşıyız. Her zaman gittiğimiz yerlerde gururla Bulgaristan’ı temsil etmeye çalışıyoruz. Bütün bu kültür ve eğitimin yanı sıra sosyal faaliyetlerimiz de oluyor. Her yılın sonuna doğru yardım kampanyası yapıyoruz. Bu yardım kampanyasında kimsesiz çocuklar yurduna ve bazı ihtiyaç sahiplerine elimizden geldiği kadar çeşitli yardımlarda bulunmaya çalışıyoruz.


KATILDIĞINIZ FESTİVAL VE YARIŞMALARDAN NE GİBİ ÖDÜLLER ALDINIZ?

Yarışmacı olarak katıldığımız Makedonya “Bahar Şenlikleri” festivalinden iki kere birinci olarak döndük. Balkan festivallerinden ilk defa 2005 yılında birincilik ödülünü kazandık ve daha sonra 2008 yılında yine birinci olduk. O festivale 8 ülkeden katılan gruplar vardı. Türkiye, Romanya, Makedonya, Kosova, Yunanistan, Bosna Hersek o festivale katılanlar arasında idi.

FOLKLOR GURUBUNUZ KAÇ KİŞİDEN OLUŞUYOR?

Folklor grubunun derneğimizin kurulmasında büyük katkısı var. 1992 yılında 40 kişilik bir folklor grubu kuruldu. Daha sonra 1993 yılında derneğimizi kurduk. Bu grup derneğimizin kuruluşuna vesile oldu. Şu an folklor ekiplerimiz 3 guruptan oluşuyor. Bir kaç seneden beri çocuk ekiplerimiz de var. Bunların yaşları da 7 – 10, 11 – 14 ve 15 yaş üzeri. Üç grubumuz var ve yaklaşık 100 kişiden oluşuyor. Bunlar Kırcaali’nin çeşitli okullarından buraya gelip her akşam Yüksel Esen yönetmen ve yardımcı yönetmen Sebahat Ahmet’in yardımları ile gelenek ve folklorumuzu öğreniyorlar. Önümüzdeki Kurban Bayramı münasebetiyle bir program hazırlıyoruz. İnşallah halkımız orada yeni halk oyunlarımızı izleme ve türkülerimizi dinleme imkanı bulacak. Kültür Bakanlığı tarafından da Bulgaristan çapında milli kültürümüzü geliştirmeye katkılarımızdan dolayı iki kere ödüllendirildik. Bulgaristan’da bulunan 3 bin 700 kültür derneği arasından 10 dernek bu ödülü aldı. Biz de onlardan biriyiz.

KÜTÜPHANENİZDE HANGİ TÜRDE VE NE KADAR KİTAP VAR?

Sanıyorum bu kütüphane Bulgaristan’daki en çok Türkçe kitabı olan kütüphanedir. Şu an 9 bin 500 kitap var. Bunlardan 4 bin 500’ü Türkçe. Kitaplar çoğunlukla Türkiye’den bağış olarak verildi. Bulgaristan’da pek fazla kitap yayınlanmıyor. Bazı şiir kitapları da var. Onları zaten alıyoruz. Genellikle Türkiye’den çeşitli yollardan getirildi -Kültür Bakanlığı ve Türkiye’nin Filibe Başkonsolosluğu aracıyla v.s. Tabi ki ihtiyacımız daha fazla. Romana ihtiyaç var. Daha fazla roman bağışında bulunulursa iyi olur. Kayıtlı 250 okuyucumuz var.

Yazı: İdris Ali, “Zaman-Bulgaristan” gazetesi
Kaynak: Kırcaali Haber