Skip to content
Email Phone Facebook Facebook Group X YouTube
KÜLTÜRK
  • BAĞIŞ
  • Anasayfa
  • EtkinliklerExpand
    • Şölenler, Festivaller
    • Kutlamalar, Konserler
    • Anma Törenleri
    • Toplantılar, Seminerler
  • Kültürel mirasExpand
    • Gelenek, Görenek, Anane
    • Halk sporları ve oyunlar
    • Geleneksel mutfak
    • Tarihî Miras
  • Halk kültürüExpand
    • Halk edebiyatı
    • Halk müziği
    • Halk dansları
    • Geleneksel Giyim-Kuşam
  • SanatExpand
    • Ses sanatı ve musıkî
    • Resim, Heykel, Fotoğraf
    • Tiyatro, Sinema
    • El Sanatları
  • EdebiyatExpand
    • Şiir dünyası
    • Öykü, Roman, Hatırat
    • Hiciv, Mizah
    • Çocuk edebiyatı
  • KaynakçaExpand
    • Söyleşiler, Düşünceler
    • Araştırmalar
    • Kitap Dünyası
    • Dijital Kütüphane
  • KimlikExpand
    • Türkçe ve eğitim
    • Türkçe Basın-Yayın
    • Kültür-Sanat Kuruluşları
    • İz bırakanlar
  • Български
WhatsApp Facebook X YouTube
KÜLTÜRK

Güllü

Hours 20 Haziran 202510 Ekim 2025

İnekleri sırtmaça yeni gönderen hanımlar, Armut düzü, köy meydanında sabah sabah sohbetine dalmışlardı. Böyle kendilerine vakit ayırır, konuşabilirler,içlerini rahat rahat dökebilirlerdi. Hem, evde olup bitenleri, hem bir iki havadis aktarır, öğrenirler. Güne mahallesinden Kalbiye hanım, her zaman sohbeti açan, “konuyu” ortaya sürdürendi:

-Bilseniz! Bilseniz akşam giysileri serer iken, kimi gördüüüm… Aklınız kayar gider!

Hemen, tüm bakışlar onu çevreler. O ise, bu hoşnutluğa kendini veren, yavaş yavaş başını kaldırdı, yaltakçı bıyık altı gülümsemekle, o cahil, merak içinde hanımcıkların ilgi damarlarını, son derece sabırsızlığa kaptırılmasını beklerdi. Komşu hanım, hafif bir tedirgenlik etmekle, sefketmeye çalıştı:

-Holan Kalbiye, yeter, ya! Canım ceviz kapçığına girecek! Ne görmüşsen, söyle, bekletme!

Kalbiye, ima ederek, başını alçaklamak için, daha da eğildi, sanki sözleri kötü, büyüden korur gibi, fısıdamak ile, amma, açık havada şimşek çakar gibi döktü:

-Kardeşçikleriiim, kardeşçiklerim, size yalan, bana sayı (köy ağızında “gerçek”)! Ben sofrayı yeni kaldırmıştım ve dışarıya çıktım, duvara asayım diye. Bu arada Osman’ın çoraplarını da telden toplayım, dedim. Tam o zamanda, komşu çocuğu koşarak Cambazlar’ın evine doğru geçti. Bre, kendi kendime söylendim: Neden şu çocuk koşuyor?! Yavaş yavaş yapıya doğruldum ve…

-Kalbiye – birden Mürvet onu kesti – kısa kessena, ya! Sütü ateşe koymuşum!

-Ammasına Mürvet! Süte var kim baksın! Zaten kaynanan seni elüstünde tutuyor! Sorar mısın Fadliye’nin halini? Tek başına ne yapıyor – derin nefes alarak, aşağı sokağa baktı ve devam etti – sözüme geleyim: Bir baktııım, ne göreyim! Güllü hanımın ta kendisi! Bes belli baba evine ayak atmadan, gezmeye çıkmış, meyhaneye giriyor! Biliyorsunuz, nasıl bir hanımdır! O makyajlar, dudaklar, pembeye çelen yanaklar, yüksek topuklu kunduralar… Bastığı yerde çakıllar çöver, sanki ökçeleri kaldırım üstü basıyor! Yanımdan geçiyor, ama beni görmüyor gibi. Ben de, sanki, öksürük ile balgan çıkarır, boğazımla köhledim…

Bu arada Kalbiye, gerçek olayda gibi, derin nefes aldı ve “oh” dedi, susmak üzere bir durum sergiledi.

-Ve sonra…

Eşi gezgiç olan, genç Selime gelin, hemen sabırsızlıkla soru verdi.

-Sonrası, ne!?

-Onu-bunu konuştuk ve Güllü hanım doğru köy meyhanesine gitti, bitti.

Kalbiye tekrar sustu, oralı değil gibi, ama gözleri ile diğer konukları çevreleyip süzdü. Amacı da, nasıl ve nice bir etki yarattığından emin olsun. Bu, onun gizli icat maşasıydı, ulvi bir anda kullanır, “ne içmiş, ne kokmuş” gibi.

Yanındaki Selime derin nefes aldı, kendi korkularını gizlemek amacı idi. Öteki hanımlar arasında da, kimi sesli-sessiz laflar atıştırıldı.

-Cenabet! Dün ben de gördüm! Gelmiş-gelmemiş, hemen bizim Musa yanında oturuverdi. Ne utancı var, ne vicdanı! – tıknaz, sivilceli suratlı Mediha ortaya attı. ..?

-Sen gene, Mediş! – Pakize kestirdi – onlar zaten ana tarafı kuzenidir!

-Ha-a, biliyoruz şu “kuzenlilği”! Kaçıncı kuşak!? Beşinci mi, onuncu mu!?

-Komşu, yangına körük atma, ya! Bilmiyor musunuz şu şırfıntı hanımın alışkanlıklarını? Onun huyu, öyle biçilmiş ve umrunda da değil, kimin yanında, kucağında oturacaktır! Şehirli o, şehirli! Neyi görmüş, ona tapmış! Biz bu atılmış köyde neyi gördük, neyi bildik? Bir dükkanımız var ve tarla, inek meydan yeri. Onun gibi yüksek ökçeli geysek de inekleri dikenlikte, fundalıkta kovalayalım, a!?

-Çok haklısın Pakize! Ama sen köy meyhanesine girdiğin var mı?

-Ben mi! Geçen hafta Yusuf serhoşlamış da, domuz gibi yuvarlanırmış ve muhtar Efendi bana rıca etti…

-Tamam, ama ayık kafada iken, şişe şişe rakı devirir iken, neden girmiyorsun, söyle bakalım? Galiba kaynatan seni ölüsüye dövecektir, a?

-Bre, ne akıl veren olmuşsun! Sen, Sami’ni, Yusuf’tan daha kıymatlı mal mı sayarsın? Güllü neden hep onun yanında oturur? Kara gözleri için mi, söyle bakalım?

Olayların başı olan Kalbiye, şu ana kadar seyir baktı ve hemen gelişen kavgayı durdurmak için, tedbir aldı:

-Canım hanımcıklar, sakin olalım, ya! Bir şırfıntının rezilliği için dostluğumuzu, huzurumuzu bozmayalım! Zaten o, bu gün burda, yarına alıp başını gidecektir!

-Doğru söyledin, ablam! – şu ana kadar susan Fatma da ses çıkardı – En iyisi, alsın başını gitsin! Bilinmiyor kafası nasıl akıllar üretecektir!

Erken erken kızışan tartışma, nasıl yön alacaktı ve hangi aşamaya ulaşacaktı, kimse bilemezdi. Ama Kalbiye, bunun ta daniskasını bilirdi. Hem ipucu vermek, hem dingilleri çekmek.

Azar azar hanımlar ev patikalarını tuttular. Armut düzü meydanı boşandı.

Birazdan, köy tembelleri, yataklardan sıyrılmış, meydanı tekrar dolduracaktı, çünkü onların da can sıkıcı hayatlarında Güllü hanım bir nevi neşe vericiydi.

Emel Balıkçi’nin “Canım Rodoplar” kitabından alıntıdır.


 
 
     

DUYURU

Dijital Kütüphane

VİDEO

https://kulturk.bg/wp-content/uploads/BNR-Sumen-Yuksek-Tepelere.mp4

TÜRKÇE MEDYA

YAYIN SAATLERİ:
HAFTA İÇİ HER GÜN
12.30 – 12.40
BNT 1

YAYIN SAATLERİ:
08.00 – 09.00
13.00 – 14.00
20.00 – 21.00

Seyahat rehberi

Hakkımızda:

“Kulturk.BG – Türk Kültürü Portalı” bir Barış Halk Kültürevi projesidir. Sitemizin amacı Bulgaristan’da Türk kültürü ile ilgili haberleri, sözlü ve görüntülü içerikleri, bilimsel yazıları sunmak ve belleğe almaktır.

İletişim:

9120 Dolni Chiflik /Bulgaria
ul. “23-ti Septemvri”, Nr.1
+359893889028
kulturk@abv.bg

Paydaşlarımız:

  • Kırcaali Haber
  • Bizim Gazete
  • Ajans Bulgaristan
  • BTG
  • Turkish Culture Portal
  • Türkiye Kültür Portalı
  • Gizlilik Politikası

©2023- 2026 KÜLTÜRK

Scroll to top
  • Anasayfa
  • Etkinlikler
    • Şölenler, Festivaller
    • Kutlamalar, Konserler
    • Anma Törenleri
    • Toplantılar, Seminerler
  • Kültürel miras
    • Gelenek, Görenek, Anane
    • Halk sporları ve oyunlar
    • Geleneksel mutfak
    • Tarihî Miras
  • Halk kültürü
    • Halk edebiyatı
    • Halk müziği
    • Halk dansları
    • Geleneksel Giyim-Kuşam
  • Sanat
    • Ses sanatı ve musıkî
    • Resim, Heykel, Fotoğraf
    • Tiyatro, Sinema
    • El Sanatları
  • Edebiyat
    • Şiir dünyası
    • Öykü, Roman, Hatırat
    • Hiciv, Mizah
    • Çocuk edebiyatı
  • Kaynakça
    • Söyleşiler, Düşünceler
    • Araştırmalar
    • Kitap Dünyası
    • Dijital Kütüphane
  • Kimlik
    • Türkçe ve eğitim
    • Türkçe Basın-Yayın
    • Kültür-Sanat Kuruluşları
    • İz bırakanlar
  • Български
Search