Skip to content
Email Phone Facebook Facebook Group X YouTube
KÜLTÜRK
  • BAĞIŞ
  • Anasayfa
  • EtkinliklerExpand
    • Şölenler, Festivaller
    • Kutlamalar, Konserler
    • Anma Törenleri
    • Toplantılar, Seminerler
  • Kültürel mirasExpand
    • Gelenek, Görenek, Anane
    • Halk sporları ve oyunlar
    • Geleneksel mutfak
    • Tarihî Miras
  • Halk kültürüExpand
    • Halk edebiyatı
    • Halk müziği
    • Halk dansları
    • Geleneksel Giyim-Kuşam
  • SanatExpand
    • Ses sanatı ve musıkî
    • Resim, Heykel, Fotoğraf
    • Tiyatro, Sinema
    • El Sanatları
  • EdebiyatExpand
    • Şiir dünyası
    • Öykü, Roman, Hatırat
    • Hiciv, Mizah
    • Çocuk edebiyatı
  • KaynakçaExpand
    • Söyleşiler, Düşünceler
    • Araştırmalar
    • Kitap Dünyası
    • Dijital Kütüphane
  • KimlikExpand
    • Türkçe ve eğitim
    • Türkçe Basın-Yayın
    • Kültür-Sanat Kuruluşları
    • İz bırakanlar
  • Български
WhatsApp Facebook X YouTube
KÜLTÜRK

Ebru sanatıyla su üzerinde renkli fanteziler resmediliyor

Hours 10 Eylül 201521 Ekim 2023

Su üzerinde yüzen fanteziler, çocuk kahkahası gibi değişen ve birbirine karışan renkler… Ve su yüzeyi tabloya dönüşüyor ve ruhun vizyonlarını yansıtıyor.

Ressamın eli, su üzerinde canlı ve parlak görüntüler resmedebiliyor. Ancak renklerin büyüsüne dokunmayan, dalganın kendisini nasıl içeriye ve yukarıya çektiğini hissetmemiştir. Eski ebru sanatının fırtınasına kapılan Anjela Minkova gibi…

“Ebru çok eski bir teknik. Ebru sanatı, İran’da ortaya çıktı ve İpek Yolu’nda Osmanlı İmparatorluğu’na geçti, diye anlatıyor ressam. Ebru, “su yüzeyi” veya “su çehresi” anlamına geliyor. Su üzerinde resim yapmak tuhaf gelebiliyor, ama bu zor sanat tekniği Doğu halklardan mükemmelliğe getirilmiştir. 17. ve 18. asırlarda bu sanat Avrupa’ya da geldi. Ebru sanatına Avrupa’da “marbling” veya “Türk kağıdı” deniliyor, çünkü görüntüler mermer yüzeyini andırıyor.”

Klasik ebru sanatında her şey doğaldır. Bu sanatı bulanlar, eskiden, yani asırlar önce resimlerini yaparken bugün de ebru sanatçıları aynı teknikleri kullanıyor. Bugün de bitkisel ve mineral pigmentlerden boyalar, reçine ile yoğunlaştırılmış damıtılmış su üzerinde damlatılıyor. Fırçalar, bugün de eski kısrak kuyruğundan yapılıyor ve gül dalı üzerinde yapıştırılıyor.

Eskiden ebru ustaları, çiçek, hayvan, insan, ama sıklıkla lale ve gül resmediyordu. Lale ile ressamlar, Tanrı’ya sevgisini, gül ile de Muhammed Peygamberine sevgisini ifade ediyordu. Bugün bu eski sanatın çağdaş boyutları var.

Anjela Minkova şunları anlatıyor: “Bir şekilde ebru, soyut sanata yaklaşıyor, çünkü insan hiçbir zaman neler resmedileceğini bilmiyor ve resmin her zaman farklı olacağını biliyor. Ebru, boyaların dansıdır. Biz sanatçılar çocuklar gibi oynuyoruz ve farklı dünyalar yaratıyoruz. Ben klasik teknik kullanıyorum, ama ebruda resim her şeyden etkileniyor. Hava sıcaklığı, ressamın morali çok önemlidir. Bazen olağanüstü resimler ortaya çıkıyor, bazen resimler o kadar iyi değil, ama her zaman ebru sanatıyla bir şeyler yaratmak olağanüstü bir histir.”

Ebru biraz geçici bir sanattır, çünkü eserin kendisi kalmıyor, ancak eserin kağıda dökülen anısı kalıyor. Ama Ancela Minkova, eski bir sözü hatırlayarak buna üzülmüyor. O da “Anı yakalarsan ve o an sana ödülünü verecek, yeter ki o anı elde etmek iste”. Ebru sanatı, şu anda yaptıklarımızla bir olmak yoludur. Ressam Anjela Minkova’ya göre ebru resmi yaparken birinin somut bir fikri olması gerekli değildir. Ebru sanatında her şey hislere ve ani psikolojik duruma bağlıdır.

Ancela Minkova’nın ebru alanında akademik eğitimi ve yurtiçinde ve yurtdışında birçok sergisi var. Anjela Minkova, ebrunun yeni aşkı olduğunu, her aşk gibi de çok kaprisli, çok isteyen ve çok veren olduğunu söylüyor.

Aşk kanatlarında olduğu için de ressam ilke “Aşktan övgüler ve şikayetler kitabı”nı yaratmak istiyor. Anjela Minkova şunları da paylaşıyor: “Aşk yaşantıları, çoğu insanın ulaşamadığı bir sanata nasıl dönüşüyor? İnsanlar, genellikle bir aşk hikayesinin bittiğinde aşkın başkalarına gittiğini sanıyor. Bence öyle değil. Bence hiç kimse başa birinin sahibi olamaz. Yine de birinin sahibi olmak için bence onu yeniden yaratmalısın. Ancak o zaman o kişi, başka bir toprağa geçiyor, gerçeklikten sanata geçiyor, ama sık sık bu duruma çok da kızıyor.”

Eğer su üzerinde ilk resminizi yapma isteği içinizde doğmuşsa, başkent Sofya’daki “G. S. Rakovski” okuma evindeki “su laboratuvarına” gidip Anjela Minkova’ya başvurabilirsiniz.

Kaynak: BNR Türkçe yayınları


 
 
     

DUYURU

Dijital Kütüphane

VİDEO

https://kulturk.bg/wp-content/uploads/BNR-Sumen-Yuksek-Tepelere.mp4

TÜRKÇE MEDYA

YAYIN SAATLERİ:
HAFTA İÇİ HER GÜN
12.30 – 12.40
BNT 1

YAYIN SAATLERİ:
08.00 – 09.00
13.00 – 14.00
20.00 – 21.00

Seyahat rehberi

Hakkımızda:

“Kulturk.BG – Türk Kültürü Portalı” bir Barış Halk Kültürevi projesidir. Sitemizin amacı Bulgaristan’da Türk kültürü ile ilgili haberleri, sözlü ve görüntülü içerikleri, bilimsel yazıları sunmak ve belleğe almaktır.

İletişim:

9120 Dolni Chiflik /Bulgaria
ul. “23-ti Septemvri”, Nr.1
+359893889028
kulturk@abv.bg

Paydaşlarımız:

  • Kırcaali Haber
  • Bizim Gazete
  • Ajans Bulgaristan
  • BTG
  • Turkish Culture Portal
  • Türkiye Kültür Portalı
  • Gizlilik Politikası

©2023- 2025 KÜLTÜRK

Scroll to top
  • Anasayfa
  • Etkinlikler
    • Şölenler, Festivaller
    • Kutlamalar, Konserler
    • Anma Törenleri
    • Toplantılar, Seminerler
  • Kültürel miras
    • Gelenek, Görenek, Anane
    • Halk sporları ve oyunlar
    • Geleneksel mutfak
    • Tarihî Miras
  • Halk kültürü
    • Halk edebiyatı
    • Halk müziği
    • Halk dansları
    • Geleneksel Giyim-Kuşam
  • Sanat
    • Ses sanatı ve musıkî
    • Resim, Heykel, Fotoğraf
    • Tiyatro, Sinema
    • El Sanatları
  • Edebiyat
    • Şiir dünyası
    • Öykü, Roman, Hatırat
    • Hiciv, Mizah
    • Çocuk edebiyatı
  • Kaynakça
    • Söyleşiler, Düşünceler
    • Araştırmalar
    • Kitap Dünyası
    • Dijital Kütüphane
  • Kimlik
    • Türkçe ve eğitim
    • Türkçe Basın-Yayın
    • Kültür-Sanat Kuruluşları
    • İz bırakanlar
  • Български
Search