Dibek Taşı

Yazı: Tahsin Hüseyin

Taş, en eski zamanlardan bu güne kadar insanların hayatında önemli yer almaktadır. Taşın, mermer taşı, kireç taşı, çakıl taşı, çakmak taşı, dere taşı, kaya taşı, göz taşı, gök taşı, elmas, zümrüt, yakut, topaz, kehribar, akik ve benim sayamadığım birçok taş çeşidi daha vardır. Zor durumda kalan bir kişi yol üzerinde bulduğu bir taşla kendisini insanların veya hayvanların saldırısından savunmak için silah olarak kullanıyor. Taş, başta kimya sanayisinde ham madde olarak kullanılmakla beraber, yol, bina yapımında ve insan hayatının birçok alanında kullanılmaktadır.
Dibek taşı, köşe taşı, merdiven taşı, temel taşı, nişan taşı, çeşme taşı, havuz taşı, olluk taşı, binek taşı, kitabe taşı, mezar taşı, musalla taşı, değirmen taşı, döşeme taşı, kemer taşı, köprü taşı pınar taşı, kösere taşı, kaldırım taşı, bordür taşı, kilometre taşı, duvar taşı, gülle taşı, köşe taşı, pencere taşı direk taşı, yüzük taşı, dilek taşı vs. Unuttuklarımı da siz okuyucularım, lütfen ilave ediniz.
Asıl konumuz Dibek Taşı idi. Şumnu ilinin, Novi Pazar (Yenipazar) ilçesinin İzbul (Tekke Kozluca) köyündeki cami binasının karşısındaki yükseklikte, köyümüzün bir nevi malı olarak bir Dibek Taşı bulunuyordu. Dört köşeli bir taş; yüksekliği 70- 80 cm. ve bir o kadar da eni ve boyu vardı. Orta yerinde 30 cm. derinliğinde çukurdu. Düğün ve bayram arifelerinde bu taşta keşkek dövüyorlardı. Keşkek dövmek ağaçtan yapılmış özel tokmaklarla yapılıyordu. Tokmakların buğdaya vurma yerleri uzun idi. Bundan dolayı keşkek dövmek yorucu olmakla beraber biraz da ustalık istiyordu. Tokmaklar, Ahmet Hocanın sayvanında korunuyorlardı.


Sekiz, on yaşlarında idim. Köyde bir düğün vardı ve dibek taşında keşkek dövme olayını seyretmiştim. Dibek taşının etrafında büyük bir kalabalık toplanmış, düğün çalgıları müzik çalıyor. Dibek taşının etrafında dört genç gömleklerinin yenlerini sıvamışlar, akan terleri gömleklerini ıslatmasın diye boyunlarında beyaz peşkirleri vardı. Tokmaklar ellerinde keşkek dövüyorlardı. İlk olarak gençlerden biri taşın çukurundaki keşkeğe tokmağı ile vuruyor ve tokmağı çıkarırken yapışan buğdayı düşürmesi için tokmağı yavaşça oyuğun kenarına dokunduruyordu. Böylelikle, tokmak az aralıklarla iki ses birden çıkarıyordu; birincisi çok kuvvetli, diğeri hafif olarak eşlik ediyordu. İlk gencin arkasından onun karşısındaki genç, tokmağı ile dibek taşındaki buğdaya vuruyor ve ayni hareketleri yapıyordu. Böylece, sırayla dört genç keşkek dövmeye devam ediyorlardı. Bir zaman sonra diğer dört genç gelip arkadaşlarını değiştirip tokmakları sallayarak, keşkek dövme olayı devam ediyordu. Tokmaklarla vurdukça taşın içerisindeki buğdayın kahverengi kabukları tanelerden ayrılıyordu. Tokmak sesleri, müzik sesi ve gençlerin naraları çocukların sevinç çığlıkları birbirine karışmış, bam başka bir ahenk ortaya çıkıyordu. Bütün bunlar yalnız o an yaşanıyordu. Bunun hiçbir zaman ayni tekrarı olamıyor.
Türk mutfağında keşkeğin özel bir yeri vardır. Düğün yemeklerinde ve bayramlarda, keşkek buğdayı etle beraber, uzun bir zaman kaynatılarak hazırlanıyor ve misafirlere ikram ediliyormuş.


Genel olarak keşkek “Koloz” adında bir buğdaydan yapılıyormuş. Ahmet dedem, bir yıl özel olarak bir dekar koloz bugdayı ekmişti. Koloz buğdayının başakları diğer buğday başaklarından biraz farklı ve taneleri biraz daha iri idiler. O yıl, keşkek dövdüğümüzü hatırlıyorum ve soframızda bir kaç defa keşkek yedik. Köyümüzün güneyinde “Kolozluk” denen bir mezra da vardır.

Komünizm döneminde, Türk köylerindeki dibek taşları da yok edildiler. Köyüme son gidişimde yine de olduğu yerde gözlerimle aradım, hatta cami avlusunda olabilir diye de araştırdım. Yazımı yazmamdan önce bazı dostlarıma Dibek taşı konusunu sordum. Dostum Mehmet Keçici, bir zamanlar Çukurköy’ün üç mahallesinde dibek taşı olduğunu söyledi. Deliorman’ın Türk köylerinin her birinde dibek taşları bulunuyormuş. Bulgaristan Türklerinin bu geleneği, zaman içerisinde tarihe karıştı.


Değerli dostlarım, ben sizlere böyle bir geleneği yalnız hatırlatmak istedim. Sizlerden Dibek taşı ve Keşkek konusunda bildiklerinizi ve düşüncelerinizi ilave etmenizi bekliyorum