Skip to content
Email Phone Facebook Facebook Group X YouTube
KÜLTÜRK
  • BAĞIŞ
  • Anasayfa
  • EtkinliklerExpand
    • Kutlamalar, Şölenler
    • Toplantılar, Seminerler
    • Anma Törenleri
    • Yarışmalar
  • Kültürel mirasExpand
    • Gelenek, Görenek, Anane
    • Halk sporları ve oyunlar
    • Geleneksel mutfak
    • Tarihî Miras
  • Halk kültürüExpand
    • Halk edebiyatı
    • Halk müziği
    • Halk dansları
    • Geleneksel Giyim-Kuşam
  • SanatExpand
    • Ses sanatı ve musıkî
    • Resim, Heykel, Fotoğraf
    • Tiyatro, Sinema
    • El Sanatları
  • EdebiyatExpand
    • Şiir dünyası
    • Öykü, Roman, Hatırat
    • Hiciv, Mizah
    • Çocuk edebiyatı
  • KimlikExpand
    • Türkçe ve eğitim
    • Türkçe Basın-Yayın
    • Kültür-Eğitim Kuruluşları
    • İz bırakanlar
  • KaynakçaExpand
    • Söyleşiler, Düşünceler
    • İlmî araştırmalar
    • Kitap Dünyası
    • Dijital Kütüphane
  • Български
Bağış yap
WhatsApp Facebook X YouTube
KÜLTÜRK

Deliorman’ın Bülbülü İbrahim Gürses

Hours 16 Temmuz 202216 Temmuz 2026

Yazı: Vedat S. Ahmed

Halk arasında Enberler olarak bilinen Enbiyalar (Kliment) köyü üç farklı mahalleden müteşekkil Osmanlılar tarafından kurulmuş, eski ve büyükçe bir Türk köyüdür. Deliorman’ın göbeğinde bulunan bu köyde 1932 yılında Çolaklar ailesinde İsmail oğlu İbrahim dünyaya gelir. Zamanla ses ve yorum kabiliyetiyle nâm salan bu Deliormanlı Gürses soyadıyla meşhur olur.
90’a merdiven dayayan İbrahim Gürses Hoca, sesi, sözü, birikimi, efendiliği, nezaketi edebi ve kültürüyle hâlâ köydeşlerine güzellikler yaşatmaya ve örnek olmaya devam etmektedir. “Namus gider dönmez geri/Yoktur onun belli yeri” diyor Deliorman’ın çınarı. Zengin, rengin ve has Türk aile kültürüyle hamuru yorulmuş olan İbrahim Gürses, aile terbiyesini kuşanıp ilk tahsilini köyündeki mektepte gördükten sonra Bulgaristan Türklüğünün atar damarını teşkil eden Şumnu’ya gider. Oraya gidişi, kısa bir zaman sonra Başmüftü olan Aydoğdulu Akif Osman Efendi sayesinde olur ki, bu esnada o da şehirde yaşamaktadır. Şumnu’da Nüvvâb Medresesine öğrenci hazırlayan Medrese-i Aliye talebesi olur ve bir müddet dayısının evinde kalır. Medrese-i Aliyede çok değerli zevattan ders alır, terbiye görür. Bunların başında müdürleri Mehmed Hazret gelir, onu çok sevdiği Şarvılı Bilâl Efendi, Aydoğdulu Halil Aliosman Efendi izler ki, ikisi de daha sonra Türkiye’ye göç eder ve müftü olurlar.
Arapça dersini diyaloglar öğreterek pratiğe dönük bir metot takip eden Işıkköylü Hâfız Yusuf Şinasi’den alır. Türk dili ve edebiyatı dersini Nüvvâb Müdürü Emrullah Efendinin oğlu Mehmed Ateş’ten, matematik dersini de damadı Yusuf Aliş Efendiden okur. Hocaları arasında Bulgaristan Türklerinin efsanesi Osman Kılıç da var ve güzel sesinden dolayı İbrahim Gürses’e her zaman Kur’ân-ı Kerim okuturmuş.
İbrahim Gürses, daha softalığı döneminde parlak bir öğrenci olarak göze çarpar. Okulun duvar gazetesinin hazırlanmasında emek sarf eder, hitabeti ön plana çıkar. Okulda Osmanlıca okuyup yazmaları ve edebiyata önem vermeleri sebebiyle kendisini şiirin şirin dünyasına kaptırır. Birçok şiir ezberler, hutbelerinde, vaazlarında ve her türlü konuşmasında bu zengin birikimini dile getirir. İleri yaşına rağmen, sohbet esnasında “Kalbinle gör göz haindir/Kalbinle işit kulak yalancıdır” mısralarını mırıldayan Hoca, Ziya Paşa, Abdülhak Hâmid, Mehmed Akif gibi usta şairlerin, Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Bulgaristanlı Muharrem Tahsin’in roman ve hikâyelerinin hayranı olduğunu ele veriyor.
Bir de adı üstüne gür sesli biri olan Gürses Hoca daha öğrenciyken bu vasfıyla temayüz eder, o yüzden Ali Kör olarak bilinen Ali Rıza Efendinin imamlık yaptığı Eski Cami’de müezzinlik yapmaya başlar. Bu arada yine bir fasıl geçiyor: “Hicrân yine hicrân mı bu aşkın sonu söyle/ Dalgın ki o gözler seni söyler bana böyle/ Âvâre gezen gönlüme sevmek bu mu söyle/ Dalgın ki o gözler seni söyler bana böyle.”
Ortaokul seviyesindeki Medrese-i Aliyeyi başarıyla bitirdikten lise tahsiline devam etmek için Bulgaristan Türklüğünün ilim ve irfan meşalesi Nüvvâb Medresesine kaydolur. Sınıf arkadaşları arasında Cevdet Ahmed, Hüseyin Cahit, Hâfız Müzekkâ Gürbüz de bulunmaktadır. Bu sonuncusu Türkiye’ye göç ettikten sonra İstanbul’da binlerce Kur’ân talebesi yetiştirmiştir ki, aralarında Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan da vardır.
Nüvvâb’ın başarılı talebelerinden olmasına rağmen, İbrahim Gürses komünistlerin hışmına uğrar ve okuldan uzaklaştırılmak için Lenin heykelinin gözlerini çıkarma ve Stalin’in resmine zarar vermekle suçlanır. Daha sonra 9. sınıftan itibaren, yani iki sene ilim tahsilinden sonra okuldan ayrılmak zorunda kalır. Ama eğitimini devam ettirmek istediği için gider Razgrad Türk Pedagoji Okuluna gıyabî öğrenci olarak kaydolur. Bir dersten imtihanı kalmasına rağmen hastalanması sebebiyle 1952 yılında okuldan diploma almadan ayrılmak zorunda kalır. Buna rağmen öğretmen açığı büyük olduğu için aynı yıl Şarvı köyünde öğretmen olur. Ertesi sene köyü ve komşu Aydoğdu köyünde öğretmenlik yapar, aynı zamanda Ramazan ayında camide imamlık yapar.
1955 yılında evlenir, bir yıl sonra da ilk çocuğu dünyaya gelir – 1 oğlu ve 1 kızı var. Aynı yıl köyündeki Kültür Evine kütüphaneci olarak görevlendirilir ve bu hizmeti 27 sene sürdürür. Büyük bir özveri ile yürüttüğü bu görevi esnasında ufarak bir resim galerisi ve etnografi müzesi oluşturur.
Bu arada Şumnu’da şarkıcılık kursu açılır. Bu kursu üstün başarıyla bitirdiği için Razgrad Türk Tiyatrosunda şarkı söylemeye başlar. Bir ara 3 gün Şumnu Türk Tiyatrosunda da çalışmışlığı var. Bu esnada Vırbitsa köylerinde temsil verirken bir cenaze olur, kadın ve erkeklerin sergiledikleri tutumdan rahatsız olarak tiyatrodan ayrılır. Ayrılır ayrılmasına da müziği, özellikle Türk musikisini hayatından koparamaz. Bir de bu arada bir Ermeniden ud çalmayı öğrenir. Okumaevi müdürleri ressam Hristo Lavinski’nin yardımlarıyla da koro grupları kurar ve onları çalıştırır, hatta millî çapta yarışmalara katılıp takdir görürler.

Ayrıca Sofya Radyosunda 15 kadar türkü ve şarkı kaydı yapar ki, bunlar bugün de dinleyiciler tarafından severek dinleniyor. Hele de “Karakaşlı Haticem” türküsü dillerde, gönüllerde bütün canlılığıyla yaşamaya devam ediyor. Bulgaristanlı türkücülerden Cemil Şaban’ı seviyor, ama Hamiyet Yüceses “ilhamım” diyor Gürses Hoca. Çok zarif bir insan olan İbrahim Gürses Hocanın evindeki mütevazı kütüphanesine göz attığımda kitaplarını çok zarif bir şekilde ciltlediğini fark ediyorum. Kitabın kıymetini bilen, önünde saygıyla eğilip titizlikle yaklaşan bir insan. El yazısı ile yazmış olduğu ve öğrencilerine de titizlikle kaleme aldırmış olduğu sure ve dualar da bu zarafet ve titizliğin eseri olarak karşımıza çıkıyor. Köydeşi ressam Hikmet Efrahim’in kaleminden…
Ve büyük bozgun yılları geliyor… 1989’daki zorunlu büyük göçte İbrahim Hoca da Anavatan Türkiye’nin yolunu tutuyor. Önce Ankara’ya, sonra da İstanbul’a yerleşiyorlar. Yaşadığı zor şartlara rağmen kültürel faaliyetlerini orada da sürdüren Gürses Hoca, Halkalı’da 45 kişilik bir Bulgaristan korosu kurup onunla konser veriyor, bunu da orada kaldığı ve sefalet içerisinde yaşadığı sekiz ay içerisinde yapıyor. Çektiği maddî zorluklar sebebiyle kısa bir süre tekrar doğduğu topraklara dönüyorlar. Hatta dönüş masraflarını 6 yaşındaki torununun okuduğu İstiklâl Marşı sebebiyle takdir edilerek kendisine verilen paralarla karşılıyorlar.


Komünizm döneminde de dinî değerlerinden kopmayan İbrahim Gürses Hoca, baba yurduna döndükten sonra köyünün imam ve hatibi olarak Kur’ân eğitimiyle meşgul olmaya başlar, yetiştirdiği talebeleri yeniden açılan Nüvvâb İmam Hatip Lisesine gönderir, hatta Suriye’ye gönderdikleri olur. Bu arada kısa bir müddet İstanbul’a giderek Fatih Camisinde ezan kursu görür ve bugüne bugün hem okuduğu Kur’ân ve ezanlar, hem de söylediği şarkılar Deliorman semalarında yankılanmaktadır.
Allah kendisine hayırlı uzun ömürler versin ve sevdiği kulları arasına ilhak etsin!


 
 
     
Post Tags: #İbrahim Gürses

Dijital Kütüphane

DUYURU:

VİDEO

https://kulturk.bg/wp-content/uploads/2024/03/4.Ozanlar_Festivali-3.mp4

TÜRKÇE MEDYA

YAYIN SAATLERİ:
HAFTA İÇİ HER GÜN
12.30 – 12.40
BNT 1

YAYIN SAATLERİ:
08.00 – 09.00
13.00 – 14.00
20.00 – 21.00

Seyahat rehberi

Hakkımızda:

“Kulturk.BG – Türk Kültürü Portalı” Barış Halk Kültürevi’nin projesidir. Sitemizin amacı Bulgaristan’da Türk kültürü ile ilgili haberleri, sözlü ve görüntülü içerikleri, bilimsel yazıları okuyucuya sunmak ve belleğe almaktır.

İletişim:

9120 Dolni Chiflik /Bulgaria
ul. “23-ti Septemvri”, Nr.1
+359893889028
kulturk@abv.bg

Paydaşlarımız:

  • Kırcaali Haber
  • Bizim Gazete
  • Ajans Bulgaristan
  • BTG
  • Turkish Culture Portal
  • Türkiye Kültür Portalı
  • Gizlilik Politikası

©2023- 2026 KÜLTÜRK

Scroll to top
  • Anasayfa
  • Etkinlikler
    • Kutlamalar, Şölenler
    • Toplantılar, Seminerler
    • Anma Törenleri
    • Yarışmalar
  • Kültürel miras
    • Gelenek, Görenek, Anane
    • Halk sporları ve oyunlar
    • Geleneksel mutfak
    • Tarihî Miras
  • Halk kültürü
    • Halk edebiyatı
    • Halk müziği
    • Halk dansları
    • Geleneksel Giyim-Kuşam
  • Sanat
    • Ses sanatı ve musıkî
    • Resim, Heykel, Fotoğraf
    • Tiyatro, Sinema
    • El Sanatları
  • Edebiyat
    • Şiir dünyası
    • Öykü, Roman, Hatırat
    • Hiciv, Mizah
    • Çocuk edebiyatı
  • Kimlik
    • Türkçe ve eğitim
    • Türkçe Basın-Yayın
    • Kültür-Eğitim Kuruluşları
    • İz bırakanlar
  • Kaynakça
    • Söyleşiler, Düşünceler
    • İlmî araştırmalar
    • Kitap Dünyası
    • Dijital Kütüphane
  • Български
Search