Çocuk oyunları ve eğlenceler

Oyunların bazıları erkekler içindir, bazıları ise karışık. Delikanlı kız ve oğlanlarda oynanır. Erkek oyunları şunlardır: uzun ve kısa eşek, kısrak atlamaca, çelik ve çoban atlamaca.

Uzun Eşek

Oğlanlardan ellerini dizlerine koyarak eğiliyor. Onun üzerinden ilk atlayan yanına aynı şekilde durur, böylece ikinci, üçüncü vs. Son olan artık üç veya dört kişinin üzerinden atlıyor.

Kısa Eşek

Oğlanların biri dimdik olarak herhangi bir duvarın yanına durur. Oynayanlar, iki iki eşit gruba ayrılıyor: bir grubun oğlanları ardı ardına eğiliyorlar ki dik olan dayanak için kullanılır. İkinci gruptan olan oğlanlar ardı ardına diziliyorlar. Eğilenlerin üzerine binmek için ve herkese yer olsun diye, birer birer hızlanıp biniyorlar. En önde binmiş olan kişi, istediği şekilde belli bir parmak sayısı bir veya iki elinden gösteriyor ve soruyor: ‘Kaçtırlar?’. İlk eğilen kaldırılan parmak sayısının ne kadar olduğunu tanıması lâzım. Tanımazsa ikinci atlayış için de eğilmiş ve altta kalır, diğerleri ise yerlerini değiştiriyorlar. Eğer ki parmakların sayısını tanırsa, yerine onun üzerinde olan kişi geçiyor.

Kısrak Atlamaca

Kura ile oynayanlardan kimin eğileceği seçilir. Arkasına onun şapkası koyulur. Diğerleri ardı ardına onun üzerinden atlıyorlar ki herkes bu şapkayı düşürmemeye çalışır. Şapkayı düşüren onun yerini alır.

‘Bız-z-z’ oyunu (Bızcığına)

Yine kura ile oynayanlardan biri, dimdik durarak koltuğunun altına el koymuş ve avucun için dışarı doğru bakan vaziyette durur. Diğer eli ise dirsekten bükülmüş ve yukarı kaldırılmış vaziyettedir. Oyuncular onun arkasına durur. Gruptan herhangi biri onun avucunun içerisine çok kuvvetli vurur ve diğerleri ile beraber ‘Bız-z-z’ diye bağırır. Vurulan kişi ona kimin vurduğunu tanıması gerekir. Eğer tanırsa vuran onun yerini alır.

Çoban atlamaca

Uzun bir sopa ile dereler veya örülmüş avlular atlanır. Bu oyunun yarışsal anlamı vardır.

Çelik

İki oğlan tarafından oynanır. 2-3 santim kalınlıkta ve 70-80 santim uzunlukta, soyulmuş bir sopa ve başka daha ince ve 20 santim uzunlukta hazırlanır. Bir eli ile oğlan küçük sopayı havaya atar ve var kuvveti ile diğer büyük sopa ile ona vurmaya çalışır ve rakibine doğru yöneltip en uzaklara göndermeye çalışır. Rakibi ise kendi sopası ile onu karşılamaya ve geri döndürmeye veya onu eli ile tutmaya çalışır ki bu zaman karşısındaki rakip yanar. ‘Kama’dan çelik sopasının düştüğü yere kadar geriye doğru adımlar sayılır. Adım sayılarının en fazla olmuş olan oyunu kazanır ki bu adım sayıları rakamı oyun öncesinden belirlenmiş oluyor (örn. 200-300 adım).

Biri olur, ikisi olmaz

Harman şeklinde oynanır. Çember içinde ve kız erkek olarak karışık bir şekilde dizilirler. Oğlanlardan biri kızlardan birine çemberin dolayında kovalamaya başlar. Oğlanın ona eriştiğini anlamaya başladığında, başka bir kızın önüne durup o kız kaçmaya başlar v.b. Erişildiğinde o kovalamaya başlar. Oyunun başka bir türü de vardır. Çemberin dolayında koşan kişi elinde mendil taşır ve kimsenin farkedemeyeceği şekilde birisinin arkasına onu salıvermeye çalışır ki o bunu farketmezse o mendille koşmaya başlar. Bu oyun çeşidinin adı ‘Yan, yan mendil’dir.

Ülkeler Oyunu

Hayvan tüylerinden oluşan, yumruk kadar büyük bir topla oynanır. Oyunculardan herkes bir ülke seçer. İçine top koyulan bir çember çizilir. Oyunculardan biri öncüdür ve bağırır: ‘Kazansın, kazansın… Bulgaristan’. Sözü geçen ülkenin oyuncusu, çemberin içinden topu alır ve onunla herhangi kaçan “ülke”lerden birini isabet etmeye çalışır.  Birisine isabet edince o hemen oyundan çıkar. Son kalan kazanır. Sonra yeniden başlarlar.

Uçurtmalar

Uçurtma yapmak büyük ustalık ister, onun çoğu zaman büyükler tarafından yapılır. Üç-dört kamış çubuğu alınır ve ortada çaprazlanıp, sağlam bir şekilde iplerle bağlanır. Uçları bir birine bağlanılır. Altıgenin bir tarafına ince ve sağlam bir lapa ile kâğıt yapıştırılıyor, öyle ki çubukların yapısını iyi bir şekilde kaplasın diye.  Çubukların uçları ardı ardına kenevir ipi ile bağlanır ki o da ortada bulunanla bağlanır. Taraflardan herhangi birisine uzunca kesilmiş kâğıt şiritli uzun bir kuyruk yapıştırılır veya bağlanır.

Topaç

Genellikle o daha yetişkin insan tarafından tasarlanıp iki çeşit olur. İki çeşitleri de koni şeklindedir fakat birisi özünde demir topu olandır ve ona bir buçuk metre civarında bir ip dolanıyor, ucu ise elinin bir parmağına geçirilir, ondan sonra da döndürülerek meydana atılır. Topaçın uzun bir süre dönmesi için onun düz olması lâzım. O birkaç dakika dönüyor ve sonradan ip yeniden dolanıyor.

Diğer topaç, altında demir topçuğu olmayandır fakat iyi düzlenmiştir. 50-60 santim uzunluğunda çubuktan bir kamçı ve ip yapılıyor, bir o kadar uzun ve çubuğa sağlamca bağlı olan ip. İp topaça dolanır, yere veya başka bir düz yere bırakılır ve birdenbire ipten çubuğun çıkarılmasıyla topaç dönüyor ve ondan sonra devamlı kamçı ile vurulur. Oyunun yarışsal anlamı vardır. Daha iyi ve daha uzun süre dönen topaç kazanıyor. Bazıları onları boyalarla renklendirir ve dönenirken de daha güzellerdir.

Kemikçikler oyunu

Yıl boyunca küçük kızlar kemikçiğine oynarlar. Onları kızartılmış kuzulardan, özellikle Gergövden’de hayvanın geriki bacaklarından toplarlar. Oynayanlar çayırlara veya evdeki hasırların üzerine oturuyorlar. Birinci kız sağ eli ile havaya yuvarlak bir küçük taş veya misket atar ve o düşene kadar ve onu tutana kadar bir kemikçik döndürmesi gerek. Böylelikle bütün hepsini döndürene kadar. Ondan sonra ikişer veya üçer tane birden döndürülüyor. Misketi veya küçük taşı düşürdüğü zaman veya kemikçik döndüremediğinde sıradaki kız oynuyor. İlk önce bütün kemikçikleri döndüren kız oyunu kazanıyor.

Yazı: İbram Ahmed