Çernooçene Bölgesinde Yapılan Yağmur Duaları Kalplere Köprü Kuruyor
Yazı: İsmet İsmail
Yaz ve sonbahar aylarında, altın güneş ışıkları tarlalarda dans ederken ve toprak susuzluğunu dindirmek için yağmura muhtaçken, Çernooçene bölgesinde yalnızca yağmur, sağlık ve bereket için edilen dualardan fazlası doğuyor.
Bu ritüeller, ruhu ısıtan buluşmalara dönüşüyor; kuşaklar ve soylar birbirine karışıyor, ortak bir ruh etrafında birleşiyor. Bunlar, elden ele, kalpten kalbe aktarılan bir umut fısıltısı gibi.
Ancak son yıllarda, hayatın acımasız gerçekleri ve değişen zamanın rüzgarları, sanki ruhlarımızdaki sıcaklığı da beraberinde götürdü. İnsanlar artık daha seyrek buluşuyor, sokaklarda yabancılaşmanın soğuk sesi yankılanıyor. İşte bu yüzden bu yağmur duaları, bu kutsal buluşmalar, bizi bir arada tutan ender bağlardan biri olarak varlığını sürdürüyor.
Kalplerimiz burkuluyor; aslında birbirimizi ne kadar az tanıdığımızı fark ettiğimizde… Evlerimizin soğuk duvarları arasında insanlar daha da soğuyor. Sokaklarda herkes aceleci, kafasında çözülmemiş onlarca sorun; görünmez duvarlar örülüyor aramıza.
Yarı otomatik bir şekilde yürüyoruz; neredeyse duymuyor, neredeyse görmüyoruz. Birisi bize selam verdiğinde şaşırıyoruz — “Bu kimdi?”, “Benden ne istiyor?” diye içimizden geçiriyoruz. Ardından birkaç soğuk kelimeyle yetiniyoruz: “Nasılsın?”, “İyiyim, iyiyim.” Hepsi bu kadar.
Aramızdaki mesafe ne kadar da büyük, değil mi? O büyük kalabalıkta her birimiz yalnızız. Yapayalnız! O yalnızlık ki, sanki suçlulara verilen bir ceza gibi üzerimize çökmüş.
Bazen sohbetleri vakit kaybı gibi görüyoruz. Oysa bazı buluşmalar, bazı kelimeler, hayatımızın akışını kökten değiştirebilir. İşte o zaman “SEN” olmanın gerçek anlamını keşfederiz.
Her şeyin değiştiği bu dünyada, değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğunu unutmayalım. “Onu hiç tanımıyorum” düşüncesini “Onu çok iyi tanıyorum” ilkesine çevirmeliyiz. Aksi halde, sonsuz bir yalnızlığa ve bitmek bilmeyen bir yabancılaşmaya mahkûm oluruz.
İnsanlar bu yağmur dualarında sessizce dua ediyor: Birbirimize yeniden yol bulalım, çok geç olmadan…
Kaynak: Kırcaali Haber

