Aygül Gazi boya ve fırça yerine resimlerini yünle yapıyor

Ressam Aygül Gazi, asıl mesleğinin ilk okul ve resim öğretmenliği olmasına rağmen, Kırcali’de sosyal hizmetler görevlisi olarak Engelli Çocuklar ve Gençler için Aile Tipi Konaklama Merkezinde çalışıyor.

Bulgaristan Radyosu’na özel olarak verdiği söyleşinin başında, “Çalıştığım işte çok mutluyum! Bu iş sayesinde kendime olan yolculuğum başladı. Kendimi çok daha iyi tanımaya başladım” dedi ve “Gerçek mutluluk başkalarını mutlu etmektir. Birilerinin hayatında olumlu bir değişim sağlayan, kendi hayatını güzelleştirmiş olur” sözleri ile hayat felsefesini özetledi.

Tam olarak ne zaman resim yapmaya gönlünü kaptırdığını hatırlamasa da, resim yapmanın bir nevi terapi olduğunu, resim yaparak hayata daha olumlu bakmaya başladığını belirten Aygül Gazi, “Farklı bir dünya keşfettim ve o dünyada kendimi çok mutlu ve huzurlu hiddediyorum” dedi. İlk başlarda akrilik boya ve tuval üzerine resim yapan sanatçı daha sonra renkli yünlere yoğunlaşıyor ve bu alanda kendini geliştirmeye başlıyor. “Şu anda yünle resim yapmaya yoğunlaştım, çünkü bana daha çok keyif veriyor ve kendimi daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum” diyen ressam devamında, yünle resim yapmanın en eğlenceli ve keyifli tarafının, fırça yerine parmakların kullanılması olduğunu söyledi.

Aygül Gazi, yünle resim yapım aşamalarını şu sözleri ile anlattı: “Aynı tablo resimlerindeki gibi önce yünden taban hazırlıyorum ve arka planla başlıyorum. Sonra kademe kademe, yapmak istediğim resme göre, renkleri yerleştiriyorum, şekillendiriyorum ve en sonunda da ön planda olacak nesneleri yapıyorum. Resim hazır olunca ılık su ve sabunla ıslatıyorum, rulo haline getiriyorum ve bol miktarda yuvarlama gerçekleştiriyorum. Bu tekniğin adı ıslak keçeleme tekniğidir. En sonunda, resim tamamıyla kuruyunca, çerçeveye yerleştiriliyor” dedi.

En çok doğadan ilham aldığını ve onu resimlerinde göstermeyi sevdiği paylaşan Aygül Gazi, “Benim için sanat kendi becerimizden veya öğrenimizden daha büyük, daha yüksek bir şeydir. Sanat insan eliyle üretilmiş olsa da, daha derin bir kaynaktan, yani insan ruhundan çıkan bir şeydir. Sanat, ruhun gıdasıdır” dedi.

Her insanın kendi hayatının ressamı olduğuna inan başarılı sanatçı, resimleri ile sadece kendi hayatını değil, sanatına dokunan herkesin hayatını bir nebze de olsa güzelleştiriyor.