Emel Balıkçi’nin Yamalı Anılar kitabı: Bir çocukluk dünyasına açılan hatıra kapısı
Bulgaristan Türkü araştırmacı-yazar Emel Balıkçi’nin Yamalı Anılar adlı kitabı, bir insanın yaşamından hareketle geçmişin çocukluk dünyasına, insan ilişkilerine ve yaşanılan coğrafyanın hafızasına uzanan bir anı çalışması.
Kitapta Balıkçi, eşi Mehmet Alev-Kocamustafa’nın hayatının bir bölümünden yola çıkarak, onun çocukluk yıllarını ve yetiştiği çevreyi geçmişin izleriyle birlikte yeniden anlamaya çalışıyor.
Ancak Yamalı Anılar, yalnızca bir hayat hikâyesini aktarmakla sınırlı değil. Kitabın dünyasında çocukluğun geçtiği mekânlar, insanlar ve doğa da anlatının önemli bir parçasını oluşturuyor. Çayırlar, ormanlar, ağaçlar, akan sular, kuyular, çeşmeler, tarlalar ve patikalar; geçmişte yaşanmış hayatın sessiz tanıkları olarak karşımıza çıkıyor.
Emel Balıkçi, bir insanın çocukluğunu anlayabilmek için yalnızca anlatılanları dinlemenin yeterli olmayacağını düşünüyor. O çocuğun yetiştiği çevreyi görmek, o topraklarda yürümek ve geçmişin izlerini taşıyan ayrıntıları fark etmek gerektiğine inanıyor.
Yazar, kitabın ortaya çıkış sürecini ve bu çalışmaya nasıl yaklaştığını kendi sözleriyle şöyle anlatıyor:
Emel Balıkçı’nın kaleminden Yamalı Anılar
İnsanın hayatını yazmak, bir bakımdan çok kolaydır. Hele o şahıs ile birkaç yıl yaşamış olduğunuz, anlattıkları sayesinde, oyuncak gibi gelecektir.
Ama onun çocukluğu? Nerelerde geçmiş, kimlerin arasında insan olmuştur?
Bu sorular hiç de küçümsemeye gelmiyor. Eğer o ortamı defalarca gezmiş, görmüş olmasaydım, bu tür bir yazıya el atamazdım. Defalarca gezdim, gördüm yetiştiği doğa ortamını, insan çevresi ve onların da anıları, bile bile, şuurla bambaşka bir manzara çizdiler, anlattıkları zenginleştirdi.
Hele çayır-çimenler, orman-ağaçlar, akan sular, insanın çalıştığı toprak, yaptığı kuyular, çeşmeler, geçtiği patikalar…
Düşünür müsünüz, ilk defa orada “Sukonduğu sokağı” yolundan geçmekle nasıl sorular zorlayabilir? Tek bir ayrıntı, size insan sevgisini saatlerce düşündürmez mi? Kim ve ne zaman karar görmüş böyle bir yere su koymak? Ya bir ağaca insan gibi sarılmak, sevmek?
Bu konular, eşim Mehmet Alev-Kocamustafa’nın hayatının bir kısmı beni fethetti.
İnşallah çizdiğim, geçen yüzyılın 50-60’lı yılları, kısa kısa anı tabloları, okuyucuyu alır, götürecektir bir çocuk dünyasına.
Geçmişin ayrıntılarından oluşan bir hafıza
Emel Balıkçı’nın bu ifadeleri, Yamalı Anıların temel yaklaşımını da ortaya koyuyor. Kitapta geçmiş, yalnızca olayların kronolojik olarak sıralanmasıyla değil; mekânların, insanların, doğanın ve küçük ayrıntıların hatırlanmasıyla yeniden kuruluyor.
Bir sokak, bir çeşme, bir ağaç ya da bir patika, geçmişte yaşamış insanların dünyasına açılan bir hafıza unsuruna dönüşüyor. Bu nedenle kitap, bireysel bir yaşam öyküsünün ötesinde, geçmiş dönemin gündelik hayatına ilişkin kültürel izler de taşıyor.
Özellikle 1950’li ve 1960’lı yılların çocukluk dünyasına odaklanan Yamalı Anılar, okuru o dönemin insanlarına, doğasına ve yaşam biçimine doğru bir yolculuğa davet ediyor.
Emel Balıkçı’nın ifadesiyle, amaç okuyucuyu “bir çocuk dünyasına” götürebilmek.
Yamalı Anılar, bu yönüyle kişisel hatıraların yanı sıra geçmişin toplumsal ve kültürel hafızasına ışık tutan bir çalışma olarak okunabilir.

